Kayıtlar

Mayıs 20, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

ABDULLAH b. ZÜBEYR b. AVVÂM

  ABDULLAH b. ZÜBEYR b. AVVÂM Ebû Bekr Abdullāh b. ez-Zübeyr b. el-Avvâm el-Kureşî (ö. 73/692) Emevî hânedanına karşı halifeliğini ilân eden ve abâdileden biri olan sahâbî. Kureyş kabilesinin Esed b. Abdüluzzâ koluna mensuptur. Babası aşere-i mübeşşere den Zübeyr b. Avvâm, annesi Hz. Ebû Bekir’in kızı Esmâ’dır. Hicretin ikinci yılı zilkade ayında (Mayıs 624) Medine’de doğdu. Muhâcirînin Medine’de dünyaya gelen ilk çocuğu olması dolayısıyla doğumu büyük bir sevinç uyandırdı ve adı Hz. Peygamber tarafından konuldu. Henüz çocuk denecek bir yaşta babası ile birlikte Suriye’nin fethine katıldı ve Yermük Savaşı’nda bulundu. Amr b. Âs’ın Mısır’ın fethine gönderilmesinden sonra babası Zübeyr b. Avvâm kumandasında sevkedilen 5000 kişilik yardımcı kuvvet arasında o da vardı. Mısır’ın fethi sırasında bütün askerî harekâta iştirak etti. Hz. Osman devrinde Mısır Valisi Abdullah b. Sa‘d b. Ebû Serh’in, merkezi Sübeytıla olan İfrîkıye bölgesinde yaptığı seferde bulundu (647). Bizans’a karşı isyan...

ABDULLAH b. ZİBA‘RÂ

  ABDULLAH b. ZİBA‘RÂ Ebû Sa‘d Abdullāh b. ez-Ziba‘râ b. Kays b. Adî el-Kureşî es-Sehmî Kureyş kabilesinin meşhur şairi, Mekke’nin fethinden sonra müslüman olan sahâbî. Kureyş kabilesinin Sehm boyuna mensuptur. Babası Ziba‘râ, annesi Âtike bint Abdullah b. Amr’dır. Doğum ve ölüm tarihleri kaynaklarda zikredilmemektedir. Câhiliye devrinde Kureyş kabilesinin en büyük şairlerinden biriydi. Fil Vak‘ası üzerine söylediği şiir meşhurdur. Hz. Peygamber’e ve müslümanlara karşı büyük bir düşmanlık beslemiş, hatta taptıkları putlar hakkında Peygamber’le bizzat tartışmıştı. Uhud Savaşı’ndan önce, Kureyş ordusuna destek sağlamak üzere çeşitli kabilelere gönderilen dört kişilik davet heyetinde o da vardı. Bu savaşta Abdullah b. Seleme’yi şehid etti. Savaştan sonra Kureyş ölülerine mersiyeler söyledi. Hassân b. Sâbit tarafından kendisine verilen cevaplardan anlaşıldığına göre, Abdullah b. Ziba‘râ’nın müslüman olmadan önceki şiirlerinin çoğu İslâmiyet ve Hz. Peygamber aleyhinedir. Bu husus, râvil...

ABDULLAH b. ZEYD b. SA‘LEBE

  ABDULLAH b. ZEYD b. SA‘LEBE Ebû Muhammed Abdullāh b. Zeyd b. Sa‘lebe el-Ensârî (ö. 32/653) “Sâhibü’l-ezân” diye meşhur olan sahâbî. Ensarın Hazrec koluna mensuptur. Dedesinin Sa‘lebe değil Abdürabbih olduğu da söylenmektedir. Akabe’de Hz. Peygamber’e biat etti. Bedir Savaşı’na katıldı. Diğer gazvelerde de bulundu. Hicretin birinci yılında Mescid-i Nebevî tamamlandıktan sonra müslümanların ibadete nasıl çağrılacağının müzakere edildiği günlerde Abdullah’a rüyasında ezanın sözleri bildirildi. Sabahleyin Hz. Peygamber’e giderek rüyasını anlattı. Peygamber, “Bu sadık bir rüyadır” dedikten sonra ezanın sözlerini Bilâl’e öğretmesini emretti (bk. Müsned , IV, 42-43). Bundan dolayı “sâhibü’l-ezân” diye şöhret buldu. Kaynaklarda, Abdullah’tan rivayet edilmiş başka bir hadisin bulunmadığı kaydedilmekte ise de İbn Hacer ondan gelen altı veya yedi kadar hadisi müstakil bir cüzde toplamıştır. Bu hadisleri oğlu Muhammed, torunu Abdullah b. Muhammed, Saîd b. Müseyyeb ve Abdurrahman b. Ebû Leylâ...

ABDULLAH b. ZEYD el-CERMÎ, EBÛ KILÂBE el-CERMÎ

  ABDULLAH b. ZEYD el-CERMÎ EBÛ KILÂBE el-CERMÎ Ebû Kılâbe Abdullāh b. Zeyd b. Amr el-Cermî (ö. 104/722) Muhaddis ve fakih tâbiî. Basra’da doğdu. Aslen Yemâme’de yaşayan Cermoğulları’ndandır. Hadis öğrenmek için Mekke, Medine, Şam gibi ilim merkezlerini dolaştı. Sadece bir hadisi öğrenebilmek maksadıyla Basra’dan Medine’ye seyahat ettiği kaynaklarda zikredilmektedir. Ebû Hüreyre, Semüre b. Cündeb, Abdullah b. Abbas, Abdullah b. Ömer, Enes b. Mâlik gibi sahâbîlerden ve bazı tâbiîlerden hadis rivayet etti. Kendisinden de Katâde b. Diâme, Sâbit b. Eslem el-Bünânî, Yahyâ b. Ebû Kesîr, Eyyûb es-Sahtiyânî ve Âsım el-Ahvel gibi tâbiîler hadis öğrendiler. Rivayetleri Kütüb-i Sitte ’de yer alan Ebû Kılâbe çok hadis bilen sika bir muhaddisti. Elli yaşında iken kendisine Basra kadılığı teklif edilmişse de bu görevi kabul etmedi. Haccâc’ın bu konudaki ısrarından kurtulmak için Yemâme’ye, daha sonra da Dımaşk’taki Dâriyyâ’ya kaçtı ve buraya yerleşti. Buna rağmen kadılığı kabul etmesi için yapı...

ABDULLAH b. ZEYD b. ÂSIM

  ABDULLAH b. ZEYD b. ÂSIM Ebû Muhammed Abdullāh b. Zeyd b. Âsım el-Ensârî (ö. 63/683) Sahte peygamber Müseylime’yi Vahşî ile birlikte öldüren sahâbî. Meşhur kadın sahâbî Ümmü Umâre’nin iki oğlundan biri olduğu için İbn Ümmü Umâre diye şöhret buldu. Uhud Savaşı’nda Hz. Peygamber’i yakından savunarak onun takdirini kazandı. Abdullah ve ailesinin Uhud Savaşı’nda gösterdikleri kahramanlık, Hz. Peygamber tarafından bu ailenin cennette kendisine komşu kılınması niyazı ile mükâfatlandırılmıştır. Abdullah, evine misafir olarak gelen Hz. Peygamber’in burada abdest alıp namaz kılmasıyla onun abdest alma şeklini yakından görerek rivayet etmiş ve bu rivayetiyle de şöhret kazanmıştır. Abdest sırasında Hz. Peygamber’in kulaklarını meshettiği, Abdullah’ın bu rivayetinden öğrenilmiştir. Ṣaḥîḥayn ’da kırk sekiz hadisi bulunan Abdullah’tan kardeşinin oğlu Abbâd b. Temîm, ayrıca Saîd b. Müseyyeb ve Yahyâ b. Umâre gibi muhaddisler hadis rivayet etmiştir. Müseylime, Abdullah’ın kardeşi Habîb b. Zeyd’i...

ABDULLAH b. ZEKVÂN, EBÜ’Z-ZİNÂD

  ABDULLAH b. ZEKVÂN,  EBÜ’z-ZİNÂD Ebû Abdirrahmân Ebü'z-Zinâd Abdullāh b. Zekvân el-Kureşî (ö. 130/748) Hadis hâfızı ve fakih tâbiî. 65 (684-85) yılı civarında doğdu. Ebü’z-Zinâd onun hoşlanmadığı lakabıdır. Babası Zekvân, Hz. Osman’ın hanımı Remle’nin veya kızı Âişe’nin yahut Hz. Osman’ın ailesinden birinin âzatlı kölesiydi. Hz. Ömer’in katili Ebû Lü’lüe’nin kardeşi olduğu da söylenmektedir. Ashaptan Enes b. Mâlik ile Hz. Peygamber’i gördüğü söylenen Ebû Ümâme b. Sehl’den, tâbiînden ise Şa‘bî, Hz. Osman’ın oğlu Ebân, Saîd b. Müseyyeb, Hârice b. Zeyd ve pek çok hadisini rivayet ettiği Abdurrahman b. Hürmüz el-A‘rec gibi âlimlerden rivayette bulundu. Kendisinden de oğulları Abdurrahman ile Ebü’l-Kāsım, yaşça daha büyük olan İbn Ebû Müleyke ile Sâlih b. Keysân, ayrıca Mûsâ b. Ukbe, Hişâm b. Urve, Süfyân es-Sevrî, Mâlik b. Enes ve Süfyân b. Uyeyne gibi muhaddisler hadis rivayet ettiler. Ali b. Medînî onu, büyük tâbiîlerden hemen sonra gelen Medine’nin dört büyük âliminden biri s...

ABDULLAH b. YEZÎD el-HATMÎ

  ABDULLAH b. YEZÎD el-HATMÎ Ebû Mûsâ Abdullāh b. Yezîd b. Hısn (Hasîn) el-Ensârî el-Hatmî (ö. 69/688-89) Genç yaşta Bey‘atürrıdvân’a iştirak eden sahâbî. Babası da sahâbî olan Abdullah, Hudeybiye’den sonraki savaşların hepsine katıldı. Cemel, Sıffîn ve Nehrevan savaşlarında Hz. Ali’nin yanında yer aldı. Daha sonra bir ara Abdullah b. Zübeyr’in Mekke emirliğini yapan Abdullah, yine İbnü’z-Zübeyr tarafından Kûfe valiliğine tayin edildi. Bu sırada meşhur muhaddis Şa‘bî onun kâtipliğini yaptı. On yedi yaşındayken iştirak ettiği Bey‘atürrıdvân ’da Hz. Peygamber’i gördüğü kesin olmakla birlikte Peygamber’in sohbetinde bulunup bulunmadığı konusunda ihtilâf vardır. Fakat doğrudan Hz. Peygamber’den hadis rivayet etmiştir (bk. Müsned , IV, 307). Ayrıca Berâ b. Âzib, Ebû Eyyûb, Huzeyfe, Kays b. Sa‘d, Zeyd b. Sa‘d gibi sahâbîlerden de rivayette bulunmuştur. Rivayetleri Kütüb-i Sitte ’de yer almaktadır. Kendisinden de oğlu Mûsâ, kızından torunu Adî b. Sâbit, Şa‘bî, Ebû İshak ve İbn Sîrîn hadis...

ABDULLAH b. YEZÎD el-ADEVÎ

  ABDULLAH b. YEZÎD el-ADEVÎ Ebû Abdirrahmân Abdullāh b. Yezîd el-Adevî el-Mukrî (ö. 213/828) Basralı meşhur muhaddis ve kāri. 120 yılı civarında doğdu. el-Mukrî lakabı ile tanınmıştır. Uzun ömrünü Kur’an ve hadise vakfetti. Nitekim kendisi, otuz altı yılını Basra’da, otuz beş yılını da Mekke’de olmak üzere ömrünün büyük bir kısmını Kur’an okutmakla geçirdiğini bildirmektedir. Mekke’de uzun yıllar ikamet ettiği için Şeyhü’l-Harem diye de bilinmektedir. Abdullah b. Yezîd’in kıraat ilmindeki hocası, bu ilmin ünlü imamı Nâfi‘dir. Ayrıca başta Basra’nın ünlü muhaddisi İbn Avn olmak üzere, Ebû Hanîfe, Kehmes b. Hasan, Şu‘be b. Haccâc, Saîd b. Ebû Eyyûb gibi hocalardan hadis okudu. Buhârî, Ahmed b. Hanbel, İshak b. Râhûye, Ali b. Medînî ve Ebû Bekir b. Ebû Şeybe ve diğer bazı kimselere de hadis okuttu. Güvenilir bir râvi olan Abdullah’ın rivayetleri, başta Kütüb-i Sitte olmak üzere birçok hadis kitabında yer almıştır. Buhârî onun rivayetlerinden on ikisini Ṣaḥîḥ ’ine, on beşini de el-Ed...

ABDULLAH b. YÂSÎN

  ABDULLAH b. YÂSÎN Abdullāh b. Yâsîn el-Cezûlî (ö. 451/1059) Murâbıtlar Devleti’nin kurucusu. Annesi, Büyük Sahrâ ile Fas sınırlarında yaşayan Cezûle (Cüzûle, Küzûle) kabilesine mensup olduğu için Cezûlî nisbesini almıştır. Kādî İyâz, onun da Berberî Cezûle kabilesi içinde doğduğunu kaydeder. Kurtuba’da başladığı tahsilini, Dârülmurâbıtîn adıyla ilk ribât ı kurmuş olan fakih Veccâc b. Zellû (Zelvî) el-Lamtî adlı bir âlimin yanında Sus’ta tamamladı. Bir süre sonra Cüdâle kabilesi reisi Yahyâ b. İbrâhim’in (bazı kaynaklara göre ise aynı kabileden Cevher b. Sakkum’un) daveti üzerine, Kayrevanlı fakih Ebû İmrân el-Fâsî’nin de tavsiyesiyle hocası tarafından, Büyük Sahrâ’nın güneyinde yaşayan ve kelime-i şehâdet dışında din konusunda bilgileri olmayan Sanhâce Berberî kabilelerine İslâmiyet’i öğretmek üzere gönderildi. İslâmî bilgilere vâkıf, cesur ve kültürlü bir insan olan Abdullah, Yahyâ b. İbrâhim ile beraber Sanhâce’nin Cüdâle kolunun oturduğu bölgeye giderek İslâm’ın temel esasları...

ABDULLAH b. VEHB er-RÂSİBÎ

  ABDULLAH b. VEHB er-RÂSİBÎ (ö. 38/658) Muhakkime Hâricîleri’nin ileri gelenlerinden biri. Kaynaklarda adına ilk defa, Hz. Ali’nin safından ayrılarak Harûrâ’da toplanan Hâricîler’den bahsedildiği zaman rastlanmaktadır. Orada toplanan 4000 kadar Hâricî, anlayışlı, ileri görüşlü, kahraman, hatip ve aynı zamanda çok secde etmekten dizleri deve dizi gibi nasır tutup çatladığı için kendisine Zü’s-sefinât ( ذو الثفنات : “nasırlı”) denen Abdullah’ın evinde bir araya gelerek durum muhakemesi yapmışlardır. Abdullah, inanan kimselere yaraşan davranışın “iyiliği emredip kötülüğü yasaklamak” (emir bi’l-ma‘rûf nehiy ani’l-münker) esasını bu dünyaya yaymak olduğunu belirterek, “halkı zalim olan bu yerden uzaklaşıp dağlara çıkmayı veya bid‘atları reddederek Medâin’e gitmeyi” teklif etmiştir. Bu işler için bir emîr seçmenin zarureti üzerinde anlaşan Hâricîler, 19 Şevval 37 (30 Mart 658) tarihinde Râsibî’yi emîr seçmiş ve kendisine biat etmiş, sonra da Nehrevan’a gitmişlerdir. Hz. Ali, hakemlerin ...