Kayıtlar

Mayıs 19, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

ABDULLAH b. HÂRİS el-HÂŞİMÎ

  ABDULLAH b. HÂRİS el-HÂŞİMÎ Ebû Muhammed Abdullāh b. el-Hâris b. Nevfel el-Kureşî el-Hâşimî  (ö. 84/703) Muhaddis tâbiî. Dedesi Nevfel, Hz. Peygamber’in amcası Hâris’in oğludur. Babası ve dedesi sahâbî olan Abdullah, Peygamber’in vefatından iki yıl önce doğmuştur. Annesi Hind, Ebû Süfyân’ın kızı ve Peygamber’in baldızıdır. Doğumunun ilk günlerinde teyzesi Ümmü Habîbe’nin evine götürülen Abdullah’ı Hz. Peygamber bu evde gördü ve ağzına ilk lokmayı vererek ( tahnîk ) hayır duada bulundu. Küçüklüğünde Abdullah’ı severken annesinin söylediği   bebbe   (tombul çocuk) kelimesi, zamanla onun lakabı haline gelmiştir. Babası Hâris’in Basra’ya yerleşmesi sebebiyle Basralılar tarafından iyi tanınan, sevilip takdir edilen Abdullah’ı, Yezîd b. Muâviye’nin ölümü üzerine Basra halkı vali seçerek Abdullah b. Zübeyr adına kendisine biat etti (684). Fakat İbnü’z-Zübeyr daha sonra onu bu görevden aldı. Haccâc’a karşı savaşan İbnü’l-Eş‘as yenilince Abdullah b. Hâris Basra’dan kaçarak ...

ABDULLAH b. HANZALE

ABDULLAH b. HANZALE Ebû Abdirrahmân (Ebû Bekr) Abdullāh b. Hanzale el-Gasîl b. Ebî Âmir el-Evsî  (ö. 63/683) Yezîd b. Muâviye’ye karşı Medine halkının biat ettiği sahâbî. 4 (625) yılında Medine’de doğdu. Babası Hanzale Uhud Savaşı’nda şehid düşmüş ve Hz. Peygamber naaşını meleklerin gaslettiğini haber verdiği için el-Gasîl veya Gasîlü’l-melâike diye anılmıştır. Annesi Cemîle, Übey b. Selûl’ün kızıdır. Abdullah, Hz. Peygamber vefat ettiğinde yedi yaşında olmasına rağmen ashaptan sayılmıştır. Kaynaklar Abdullah b. Hanzale’nin hayatından Harre Vak‘ası dışında pek bahsetmezlerse de Medine’de büyük bir itibara sahip olduğu bilinmektedir. Bu sebeple, Halife Yezîd b. Muâviye’ye itaati sağlamak üzere Medine Valisi Osman b. Muhammed’in Dımaşk’a gönderdiği heyet içinde Abdullah da bulunuyordu. Yezîd, heyet üyelerini çok iyi karşıladıysa da heyettekiler Medine’ye dönünce onun şarap içtiğini, namaz kılmadığını ve günlerini işret âlemlerinde geçirdiğini ileri sürerek hilâfet makamına lâyık olma...

ABDULLAH HAN

Resim
  ABDULLAH HAN (ö. 1006/1598) Özbek hanı (1583-1598). Şeybânî Hanı Abdullah’ın bir minyatürü (F. Robinson,  Atlas of the Islamic World,  Oxford 1982, s. 102) Şeybânî hânedanına mensuptur. Muhtemelen 1532 veya 1533’te Âferinkent’te doğdu. Babası İskender buranın hâkimi idi. Daha sonra babası ile birlikte gittiği Karmine’de yaptığı mücadelelerle bir devlet adamı hüviyetine sahip olduğunu ispat etti. Taşkentli Nevruz Ahmed Han ve Semerkantlı Abdüllatif Han’ın saldırılarına karşı koyarak topraklarını Buhara ve Karşi taraflarına doğru genişletmeye çalıştıysa da önceleri başarısızlığa uğradı ve 1556’da ülkesini terketmek mecburiyetinde kaldı. Fakat kısa süre sonra Nevruz Ahmed Han’ın ölümü üzerine yeniden Karmine ve Şehr-i Sebz’de hâkimiyet kurdu. Mayıs 1557’de Buhara’yı alarak merkez yaptı; Mayıs 1561’de de babası İskender’i bütün Özbekler’in hanı ilân ettirdi; ancak idareyi babası namına kendisi elinde tutuyordu. Hânedan mensupları arasındaki karışıklıkları ortadan kaldırdıkt...

ABDULLAH HAMDİ BEY

Resim
  ABDULLAH HAMDİ BEY (1832-1899) Meşhur Türk hattatı. Abdullah Hamdi Bey tarafından yazılan Hacı Küçük Çeşmesi kitâbesi İstanbul’un Kuruçeşme semtinde doğdu. Sadrazam Muhsinzâde Mehmed Paşa’nın torunu, II. Sultan Mahmud’un Istabl-ı Âmire Müdürü Mehmed Bey’in oğludur. İlk tahsilini Beşiktaş’ta Kapuağası mektebinde yaptı. Sülüs ve nesih yazılarını bu mektebin hat hocası Hâfız Mehmed Efendi’den öğrenerek icâzet aldı. Daha sonra Kazasker Mustafa İzzet Efendi’nin talebesi oldu. On yedi-on sekiz yaşlarında Sadâret Mektûbî Kalemi’nde kâtip olarak memuriyete başladı. 1877’de Şevki Efendi’nin ölümünden sonra padişah iradesiyle Menşe-i Küttâb-ı Askerî yazı hocalığına tayin edildi. Yine padişah iradesiyle kendisine reîsülhattâtîn unvanı verildi ve bir şifâ-i şerif yazmaya memur edildi. 12 Rebîülâhir 1317’de (20 Ağustos 1899) öldü. Kabri Eyüp Sultan Türbesi civarındadır. Abdullah Hamdi Bey pek çok talebe yetiştirdi ve eserler verdi. İstanbul Mahmutpaşa’daki Hacı Küçük Camii’nin kapı üstü ile y...

ABDULLAH b. HAMDÂN

  ABDULLAH b. HAMDÂN Ebü'l-Heycâ’ Abdullāh b. Hamdân b. Hamdûn b. Ebi’l-Heycâ’  (ö. 317/929) Hamdânîler hânedanının kurucusu. Tağlib kabilesine mensup olan ve hânedana adını veren Hamdân b. Hamdûn, 259’dan (873) itibaren Musul ve çevresinde cereyan eden siyasî olaylarda gösterdiği başarı ile Abbâsî hilâfeti nezdinde itibar kazanmış, bu sayede oğulları da devletin yüksek kademelerine tayin edilmiştir. Hamdân’ın ikinci oğlu olan Abdullah, 901’de halifenin hizmetine girdi. Üç yıl sonra Karmatîler’le yapılan savaşta ağabeyi Hüseyin’in maiyetinde askerî kabiliyetini ortaya koydu; bunun üzerine Musul valiliğine tayin edildi (293/905-906). Bu sırada Muhammed b. Bilâl’in kumandasında isyan eden Hezbânîler’e karşı gönderildi ve çetin mücadeleler sonunda onları itaat altına almayı başardı. Ağabeyi Hüseyin’in halifeye karşı isyanı sırasında halife kuvvetleri arasında yer aldı ve ağabeyini esir alarak itibarını arttırdı. 301’de (913-14), bilinmeyen bir sebeple Musul valiliğinden azledilin...

ABDULLAH b. FERRÛH

  ABDULLAH b. FERRÛH ( İBN FERRÛH) Ebû Muhammed Abdullāh b. Ferrûh el-Fârisî el-Kayrevânî  (ö. 176/792) Hadis ve fıkıh âlimi. 115 (733) yılında Endülüs’te dünyaya geldi. Doğum tarihinin 110 (728-29) ve Endülüs’te iken adının Abdûs olduğu da (Kādî İyâz, I, 340) rivayet edilmektedir. Horasan asıllı olan ailesi kendisi çok küçükken İfrîkıye’ye göç ederek Kayrevan’a yerleştiği için Horasânî ve İfrîkī, ayrıca Yemâmî nisbeleriyle de anılır. Öğrenimine Kayrevan’da başladı; Abdurrahman b. Ziyâd el-İfrîkī, İmam Mâlik’in talebesi Hâris b. Esed el-Kafsî gibi hocalardan faydalandı. İfrîkıye’den ilim için seyahate çıkan ilk şahıs olduğu söylenen İbn Ferrûh (Hüseyin b. Muhammed Şevât, II, 741) 145 (762-63) yılı civarında Medine’ye gitti. Orada İmam Mâlik’in derslerine devam etti; ayrıca Üsâme b. Zeyd el-Leysî ile Hişâm b. Urve’den hadis dinledi. Mekke’de Süfyân es-Sevrî başta olmak üzere pek çok kimseden hadis rivayet etti. Kûfe’de A‘meş, İbn Ebû Zâide ve Abdullah b. Avn gibi âlimlerden fay...

ABDULLAH b. FAYSAL, SUÛDÎLER

Resim
  ABDULLAH b. FAYSAL ( SUÛDÎLER) Suûdî ailesinden iki defa iktidara gelen Vehhâbî emîri. Bugünkü Suûdî krallarının mensup olduğu hânedan. Abdülazîz b. Suûd zamanında Suûd ailesi Klasik kaynaklarda Adnânîler’den Aneze’ye mensup bir kol olarak zikredilir. Buna göre ailenin nesebi Aneze kabilesinin Mesâlîh koluna dayanır. Ancak son yıllarda ailenin de bizzat benimsediği ve literatüre giren görüşe göre soylarının Aneze ile kesişmekle birlikte Benî Hanîfe kabilesinden geldiği belirtilir. Şu anda kullanılan Âl-i Suûd ismi, Suûd b. Muhammed b. Mukrin b. Merhân’dan gelir. O da bugünkü Suudi Arabistan’ın doğusunda Katîf yakınlarında Duru‘ bölgesinde yaşayan ve Benî Hanîfe kabilelerinden olan Bekir b. Vâil ailesinden Mâni‘ b. Rebîa el-Müreydî soyundandır. 1950'lerin başında Prens Abdullah. Suûdîler’in atası kabul edilen Mâni‘ b. Rebîa el-Müreydî dönemine kadar aile hakkında kaynaklarda fazla bilgi bulunmamaktadır. Sınırlı da olsa bazı kaynaklarda zikredildiğine göre Mâni‘ el-Müreydî’nin bugü...

ABDULLAH EYYÛBÎ

Resim
  ABDULLAH EYYÛBÎ (ö. 1836) Osmanlı kıraat ve nahiv âlimi, reîsülkurrâ. İstanbul’un Eyüp semtinde doğdu ve orada yetişti. Babası Mehmed Sâlih Efendi’dir. Sarf ve nahiv ilimlerini devrinin meşhur âlimlerinden, tefsir ve hadis ilimlerini de Şeyhülislâm Hamîdîzâde Mustafa Efendi’den tahsil ederek icâzet aldı. Bir ara Gelenbevî İsmâil Efendi’nin derslerine de devam etti ve ondan Kirmastî’nin usûl-i fıkha dair  el-Vecîz  adlı eserini okudu. İbrâhim Efendi ve Sâlih Efendi gibi kıraat âlimlerinden  kırâat-i seb‘a  ve aşereyi öğrendi. Eyüp Sultan Camii başimamlığı ve Sultan Ahmed Camii vâizliği yaptı. Nakşibendî şeyhlerinden Murad Buhârî Dergâhı Şeyhi Mehmed Efendi’ye intisap eden Abdullah İstanbul’da vefat etti ve Eyüp’te Ebû Eyyûb el-Ensârî’nin ayak tarafındaki pencere kenarına defnedildi. Abdullah Eyyûbî’nin  Tezkiretü’r-rumât  adlı eserinin tezhipli son sayfası (TSMK, Hazine, nr. 1418) Eserleri.  Kıraat ve tefsir çalışmalarının yanı sıra şerh ve tercü...