Kayıtlar

Mayıs 18, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

ABDULLAH EFENDİ, Tatarcık

Resim
  ABDULLAH EFENDİ, Tatarcık (ö. 1211/1797) III. Selim’e sunduğu lâyiha ile tanınan devlet adamı. Abdullah Efendi'nin III. Selim'e takdim ettiği "Layiha" dan bir sayfa (Süleymaniye Ktp. Hacı Mahmud Efendi. nr. 4890/3) Kırîmî Osman Efendi soyundan olup 1143’te (1730) doğdu. Medrese tahsilini tamamladıktan sonra 1749’da müderris oldu. Bir süre Rumeli Kazaskeri Vassafzâde Esad Efendi’ye tezkirecilik yaptı. Esad Efendi’nin kazâ tevcîhatında usulsüz davrandığı iddiasıyla görevine son verilmesi sırasında o da kusurlu bulunarak azledildi ve Limni’ye sürüldü. Ancak bir müddet sonra affedilerek önce Haremeyn müfettişliğine, daha sonra da sırasıyla Kudüs, Mısır ve Medine kadılıklarına tayin edildi. 1787 Rus seferine Anadolu kazaskerliği pâyesiyle ordu kadısı olarak katıldı. Sadrazam Yûsuf Paşa ile arasında çıkan anlaşmazlık yüzünden görevinden alındıysa da 1790’da fiilen önce Anadolu kazaskerliğine, sonra aynı yıl içinde Rumeli kazaskerliğine getirildi. 1794’te azledilerek Güzel...

SARI ABDULLAH EFENDİ

Resim
  SARI ABDULLAH EFENDİ (ö. 1071/1660) Reîsülküttâb, Mes̱nevî şârihi, âlim ve sûfî. Sarı Abdullah Efendi’nin Mes̱nevî şerhinin ilk sayfası (İstanbul 1287) 29 Safer 992’de (12 Mart 1584) İstanbul’da doğdu. Babası, İstanbul’a göç edip devlet hizmetine alınan Seyyid Muhammed adlı bir Mağrib şehzadesi, annesi Kaptanıderyâ ve Sadrazam Kayserili Halil Paşa’nın ağabeyi Vezir Mehmed Paşa’nın kızıdır. Sarı Abdullah babasını küçük yaşta kaybedince tahsiliyle üvey babası Hacı Hüseyin Ağa ilgilendi. Dönemin Bayramî-Melâmî kutbu İdrîs-i Muhtefî’nin mensuplarından olduğu anlaşılan Hacı Hüseyin Ağa’nın, on beş-on altı yaşlarındayken kendisini Bayramî-Melâmî esnafının faaliyet gösterdiği Kırkçeşme’deki Peştamalcılar Hanı’na götürerek bir “kalbe bakıcı”ya kalbine baktırdığını, bu sırada kalbini bir nurun kapladığını anlatan Sarı Abdullah Efendi böylece ilk tarikat telkinini almış oldu. Bir süre sonra yine üvey babası vasıtasıyla bir cuma namazı çıkışında Ayasofya Camii avlusunda İdrîs-i Muhtefî il...

ABDULLAH EFENDİ, PAŞMAKÇIZÂDE

Resim
  PAŞMAKÇIZÂDE ABDULLAH EFENDİ (ö. 1145/1732) Osmanlı şeyhülislâmı. Paşmakcızâde Abdullah Efendi’nin iki fetvası ( İlmiyye Salnâmesi, s. 498, 512) 1091’de (1680) doğdu. şeyhülislâm Paşmakçızâde Ali Efendi’nin oğludur. Babasından ve dönemin diğer âlimlerinden ders okudu. Babasının sayesinde ilmî kademeleri geçerek çeşitli müderrisliklerde bulundu. Müderrislikten kadılığa geçişi de kolay oldu. İlk kadılık görevinin yüksek dereceli Mısır kadılığı olması dikkat çekicidir. Ancak bu tayin babasının vefatından sonra gerçekleşmiştir. 1 Receb 1124’te (4 Ağustos 1712) Mekke pâyesiyle tayin edildiği kadılıkta müddetini tamamlayarak 1126’da (1714) İstanbul kadılığına getirildi. Anadolu kazaskerliği pâyesiyle İstanbul kadılığından ayrılınca Hayrabolu kadılığı arpalık olarak verildi. 1130’da (1718) nakîbüleşraf oldu. 1132 Cemâziyelevveli başlarında (Mart 1720) Anadolu kazaskerliğine tayin edildi. 1133’te (1721) bu görevden ayrılınca Kütahya kazası arpalığı verildi. 1134 Cemâziyelevvelinde (Şuba...

ABDULLAH EFENDİ, Hâşimîzâde

Resim
  ABDULLAH EFENDİ, Hâşimîzâde (ö. 1144/1731) Türk hattatı. Hâşimîzâde Abdullah Efendi murakkaından bir sayfa (TİEM Ktp.) İstanbul’da doğdu. Babası İmrahor Camii imamı Seyyid Hasan Hâşimî’dir. Anne ve baba tarafından nesebi Hz. Peygamber’e kadar varır. Hâfızlığını ve tahsilini bitirdikten sonra, babasının görev yaptığı camiye imam oldu ve bu vazifeyi ömrünün sonuna kadar sürdürdü. Abdullah Efendi aynı zamanda Halvetiyye tarikatı şeyhlerinden Seyyid Hüseyin Efendi’ye intisap etmişti. Hat derslerini önce babasından, daha sonra meşhur hattat Hâfız Osman’dan meşkederek aklâm-ı sitte de mükemmel bir seviyeye erişti ve kırk ay gibi kısa bir zamanda icâzet aldı (1098/1686-87). Süratli yazı yazmasıyla meşhurdu. Kaynakların bildirdiğine göre altmış üç yaşlarında vefat etmiş ve Eyüp’te Şah Sultan Camii karşısındaki mezarlığa, ebeveyninin yanına defnedilmiştir. Abdullah Efendi, birçok defa III. Ahmed’in ihsan ve iltifatına mazhar oldu. Bu sebeple Sakazâde Mustafa Efendi’den boşalan Sarây-ı Ced...

ABDULLAH EFENDİ, Hastazâde

  ABDULLAH EFENDİ, Hastazâde (ö. 1159/1746) Zâkirbaşı ve mûsikişinas. Kaynaklarda doğum yeri ve öğrenimi hakkında bilgi bulunmamakla beraber hayatının büyük bir kısmını Bursa’da geçirdiği bilinmektedir. Burada, Halvetiyye tarikatına mensup Şeyh Ahmed Gazzî Tekkesi’ne devam etmiş, güzel sesi ve zikir meclisini idare etme kabiliyetiyle dikkati çekerek bir müddet sonra tekkenin zâkirbaşılığına getirilmiştir. Aynı tekkede çocuklara hocalık da yapmıştır. Bursa’da öldü ve Pınarbaşı Mezarlığı’na defnedildi. Abdullah Efendi’nin kuvvetli bir mûsiki bilgisine sahip olduğu rivayet edilir; ancak bestekârlığı veya din dışı mûsiki icracılığı konusunda herhangi bir kayda rastlanmamıştır. BİBLİYOGRAFYA Mehmed Râşid, Zübdetü’l-vekāyi‘ , Millet Ktp., Ali Emîrî, Tarih, nr. 89, vr. 329 b -330 a . Gazzîzâde Abdüllatîf, Hulâsatü’l-vefeyât , Millet Ktp., nr. T 906, vr. 29 a . Ergun, Antoloji , I, 158.

ABDULLAH EFENDİ, Ebezâde

Resim
  ABDULLAH EFENDİ, Ebezâde (ö. 1126/1714) Osmanlı şeyhülislâmı. Şeyhülislâm Ebezâde Abdullah Efendi’nin kadılık tevcihi hakkında teklif yazısı (BA, İbnülemin, Tevcîhat, nr. 2664) Kadı Mustafa Efendi’nin oğludur. Annesi, Lehistan seferi sırasında Balçık kasabasında IV. Mehmed’in bir çocuğunun doğumuna ebelik ettiğinden “Ebezâde” lakabıyla meşhur olmuştur. Tahsilini tamamladıktan sonra çeşitli medreselerde müderrislik yaptı; daha sonra kadılık mesleğine geçerek 1685-1695 yılları arasında sırasıyla Mısır, Edirne ve Mekke kadılıklarında bulundu. 1695’te Anadolu kazaskeri, kısa bir mâzuliyetten sonra Rumeli kazaskeri oldu. 1698’de azledildiyse de Enderun halkının tavassutuyla teamüle aykırı olarak, doğrudan padişahın hatt-ı hümâyunu ile tekrar Rumeli kazaskerliğine getirildi. Bir yıllık süre sonunda kazaskerliğinin yeniden uzatılması için Enderun halkı ricada bulunduysa da Şeyhülislâm Feyzullah Efendi kendisine rakip gördüğü Ebezâde’yi Maraş kadılığına tayin ettirdi; ancak buraya gitmey...

ABDULLAH EFENDİ, Dürrîzâde

  ABDULLAH EFENDİ, Dürrîzâde (ö. 1828) Osmanlı şeyhülislâmı. 1183’te (1769-70) İstanbul’da doğdu. Şeyhülislâm Dürrîzâde Mehmed Ârif Efendi ’nin oğludur. Babasından ve devrin tanınmış bilginlerinden tahsil gördü. 1196’da (1781-82) icâzet alarak müderrislik hakkını kazandı. Babasının şeyhülislâmlığı sırasında önce İzmir, sonra Galata kadısı oldu. III. Selim ’in, babası Şeyhülislâm Mehmed Ârif Efendi’yi konağında ziyareti sırasında bir lutuf olarak kendisine Mekke kadılığı pâyesi verildi. Daha sonra İstanbul kadılığı ve Anadolu kazaskerliği pâyelerini aldı. 1805’te bilfiil Anadolu kazaskeri, iki yıl sonra da nakîbüleşraf oldu. Bu görevde iken 28 Temmuz 1808’de Eyüp Camii’nde II. Mahmud’a kılıç kuşandırdı. Aynı zamanda Rumeli kazaskerliği pâyesini alan Abdullah Efendi’nin bu sırada meydana gelen Kabakçı İsyanı ’nda devletle âsiler arasında imzalanan anlaşmada ve 29 Eylül 1808’de imzalanan Sened-i İttifak ’ta imzaları bulunmaktadır. 21 Kasım 1808’de şeyhülislâmlığa getirilen Abdullah ...

ABDULLAH EFENDİ, Bezirgânzâde

Resim
  ABDULLAH EFENDİ, Bezirgânzâde (ö. 1151/1738-39) Türk hattatı. Bezirgânzâde Abdullah Efendi hattı Kur’ân-ı Kerîm’den bir sayfa (TİEM Ktp., nr. 86) İstanbul’da doğdu. Bezzâzistan (Bedesten) esnafındandır. Babası da ticaretle uğraştığı için Bezirgânzâde lakabıyla tanınır. Ayrıca, zengin ve meşhur bir hanımın oğlu olduğundan dolayı Hanımzâde Abdullah diye de bilinir. Aklâm-ı sitte yi devrin meşhur hattatı Hoca Mehmed Râsim Efendi’den öğrendi. Kısa zamanda icâzet aldı. Süratli yazı yazmasıyla şöhret buldu. Daha yirmi yaşına gelmeden vebaya yakalanarak öldü. Çok sayıda mushaf-ı şerif, şifâ-i şerif ve bir adet Beyzâvî tefsiri istinsah etmiştir. BİBLİYOGRAFYA Müstakimzâde, Tuhfe , s. 285. Suyolcuzâde, Devhatü’l-küttâb , s. 97. R. Ekrem Koçu, “Abdullah (Bezirgânzâde)”, İst.A , I, 30.

ABDULLAH b. EBÛ ÜMEYYE

  ABDULLAH b. EBÛ ÜMEYYE Abdullāh b. Ebî Ümeyye b. el-Mugīre el-Mahzûmî (ö. 8/630) Hz. Peygamber’in halası Âtike’nin oğlu ve hanımı Ümmü Seleme’nin kardeşi. İslâmiyet’in ilk dönemlerinde Müslümanlığın azılı düşmanlarından olan Abdullah, Peygamber’in amcası Ebû Tâlib’e giderek yeğenini İslâm davetinden vazgeçirmesini veya onu himaye etmemesini isteyen heyette bulundu. Hz. Peygamber’i vazgeçirmek için yapılan bir başka toplantıda, Kur’ân-ı Kerîm’de de işaret edildiği gibi (bk. el-İsrâ 17/93), Peygamber’in gökyüzüne çıkıp oradan, okuyacakları bir kitap getirmedikçe kendisine inanmayacağını söyleyenler arasında yer aldı. Müslüman muhacirleri geri istemek üzere Habeşistan’a elçi olarak gittiği de rivayet edilen Abdullah, Peygamber’in, ölüm döşeğinde bulunan Ebû Tâlib’e iman telkin etmesine karşı çıktı ve ona dininden dönmemesi için baskı yaptı. Uhud Savaşı sırasında Medine’de bulunan Abdullah, doğruca Tâif’e gitti ve oradan Mekkeliler’e savaş hakkında bilgiler gönderdi. Abdullah İslâm d...

ABDULLAH b. EBÛ TALHA

  ABDULLAH b. EBÛ TALHA Ebû Yahyâ Abdullāh b. Ebî Talha Zeyd b. Sehl el-Ensârî el-Hazrecî (ö. 84/703) Tâbiî. Henüz ana rahminde iken Hz. Peygamber’in hayır duasına mazhar olmuştur. Babası Ebû Talha’nın adı Zeyd’dir. Annesi Medineli kadınlar arasında dindarlığı, zekâsı ve cesareti ile meşhur olan Ümmü Süleym’dir. Ümmü Süleym, Huneyn Gazvesi’nde Hz. Peygamber’i yakından savunmuş, Medine’ye döndükten sonra da Abdullah’ı dünyaya getirmiştir. Yeni doğan oğlunu, ilk kocası Mâlik b. Nadr’dan olan oğlu Enes ile Hz. Peygamber’e göndermiş, ağzına ilk lokmayı vermesini ( tahnîk ) ve adını koymasını rica etmişti. Peygamber de çiğnediği bir hurmayı çocuğun damağına sürmüş, yüzünü okşamış ve adını Abdullah koymuştur. Abdullah b. Ebû Talha’nın dokuz oğlu olmuştur; bunların hepsi Kur’an’ı güzel okumalarıyla tanınan birer âlimdi. Abdullah babasından ve üvey ağabeyi Enes b. Mâlik’ten hadis rivayet etmiş, kendisinden de oğulları İshak ile Abdullah ve torunu Yahyâ b. İshak rivayette bulunmuştur. Sıffî...