ABDULLAH B. AMR B. AS
ABDULLAH B. AMR
Ebû Muhammed Abdullah b. Amr b. El-Âs el-kureşî
(ö. 65/684-85)
Hz. Peygamber’den duyduğu hadisleri onun huzurunda yazmasına izin verilen sahâbî.
|
Adı: |
: |
Abdullah |
|
Baba
Adı: |
: |
Amr
B. Âs |
|
Doğum
Tarihi: |
: |
615 |
|
Doğum
Yeri: |
: |
Mekke |
|
Künyeleri: |
: |
Ebü
Muhammed |
|
Nisbesi: |
: |
Kureşi |
|
Tabakası: |
: |
Sahabe
|
|
Önemli
Görevleri: |
: |
Küfe
Valiliği, Mısır Valiliği |
|
Katıldığı
Önemli Olaylar: |
: |
Mekke’den
Medine’ Ye Hicret (8/630), Yermük Savaşı, Şam Bölgesinin Fethi, Sıffin Savaşı |
|
Rivayet
Ettiği Hadis Sayısı: |
: |
˜700 |
|
Önemli
Bazı Özellikleri:
|
: |
Hz.
Peygamber Zamanında Hadisleri Yazan, En Çok Hadis Bilen, Süryanice’ Yi Ve
Tevrat’ı Okuyup Anlayabilen Sahabi; Bilgileriyle Ve Özellikle Verdikleri
Fetvalarla Meşhur Olan “Abdullah” Adlı Dört Meşhur Alim Sahabiden (Abadile)
Biri, Hadis Derleyen İlk Sahabilerden |
|
Vefat
Tarihi |
: |
65
(684-85) |
|
Vefat
Yeri |
: |
Kahire
|
|
Kabrinin
Bulunduğu Yer |
: |
Amr
B. Âs Camii (Kahire) |
Hicretten yedi yıl önce Mekke’de
doğdu. Babası, Câhiliye döneminde Araplar arasında güçlü bir siyaset adamı ve
tüccar olarak tanına, müslüman olduktan sonra da asker ve siyasetçi kimliği ile
öne çıkan Amr b. Âs’tır. Abdullah Mekke’de babasından önce müslüman olmuştu. 8
(629) yılında babası da müslüman olunca aynı yıl, Mekke’nin fethinden yaklaşık
altı ay önce onunla birlikte Medine’ye göç etti.
Abdullah gençlik döneminde vaktinin
büyük bir bölümünü ibadetle geçiri, devamlı oruç tutar ve hergün uzun uzun Kur’ânı
Kerim okurdu (bk.Ahmed b. Hanbel, el-müsned, II, 163,199). Hatta bu yüzden aile
hayatını ihmal etmiş ve babası tarafından Hz. Peygamber’e şikayet edilmiştir.
Hz. Peygamber ona ibadetlerinde daha mutedil olmasını ve ailesine vakit
ayırmasını tavsiye etmiştir. Ancak Abdullah muhtemeken peygamber şehri Medine’ye
geç hicret etmiş genç bir müslüman oluşunun heyecanıyla Hz. Peygamber’in
ibadetlerde kolaylıığı tercih etmekle ilgili tavsiyelerini yeterince dikkate
alamamış, bu şekilde ibadet etmeye gücünün yeteceğinin söylemiştir. Bunun üzerine
Hz. Peygamber, Kur’ânı Kerim’i ( o vakte kadar vahyedilen âyetleri) haftada bir
defa baştan sona bitirip hatmedecek yoğunlukta okuması ve sürekli olmasa da Hz.
Dâvûd gibi bir gün arayla (bir gün tutup bir gün tutmamak şeklinde) nafile oruç
tutması konusunda ona izin vermiştir. Gençliğinde bunları kolaylıkla
yapabildiği halde yaşlandığı zaman aynı şekilde devam etmekte zorlanan
Abdullah, Hz. Peygamber’in daha önce kendisine gösterdiği kolaylıklardan yeteri
kadar faydalandığı için pişmanlık duymuştur.
Abdullah b. Amr’ın islam tarihindeki
önemi, Hz. Peygamber’in sözlerinin (hadis) yazılması konusunda gösterdiği gayret
ve bu konuda Hz. Peygamber’den özel izin almış olmasından kaynaklanır. Hz.
Peygamber döneminde okuma yazma bilen az sayıdaki kişiden biri olan Abdullah,
arapça okuma yazma bilgisinin yanı sıra Süryânîce’yi de iyi bilir, Tevrat’ı
okuyabilirdi. Aynı zamanda Hz. Peygamber’in sözlerini öğrenmeye ve kaydetmeye
çok meraklıydı. Sahabe içince kendisinden “ en çok hadis rivayet edilen “ kişi
Ebû Hüreyre olmakla birlikte, onun da kabul ettiği gibi “ en fazla hadis bilen “
sahâbi Abdullah b. Amr’dı; çünkü o Hz. Peygamber’den duyduğu hadisleri yazardı (bk.
Buhârî, “İlim”, 39). Abdullah, babasıyla birlikte Medine’ye geldiği zaman Hz. Peygamber’den
duyduğu hadisleri unutmamak için not etmeye başlamıştı. Diğer sahâbîler, Hz. Peygamber’den duyduğu herşeyi kaydetmemesi gerektiğini söyleyerek onu uyarınca bu konuyu
doğrudan Hz. Peygamber’e danışmış ve her şeyi yazabileceğini dair ondan izin
almıştır (bk. Ahmed b. Hanbel, el-müsned, II, 192,207). Böylece Abdullah hem en
çok hadis bilen hem de kendisinden en fazla hadis rivayet edilen sahâbîlerden olmuştur.
Ondan rivayet edilen hadislerin sayısı yedi yüz civarındadır. Abdullah sadece
hadis bilgisiyle değil, Kur’ân-ı Kerim’i ve Hz. Peygamber’in sünnetini iyi
anlayıp yorumlama (fıkıh) konusundaki üstünlüğü ile de sahabe arasında ön plana
çıkmış; bu özellikleriyle meşhur olan “ Abdullah
“ adlı dört sahabiden (abâdile; diğer üçü Abdullah b. Abbas, Abdullah b. Ömer
ve Abdullah b. Zübeyr’dir) biri sayılmıştır.
Abdullah aynı
zamanda islam tarihindeki ilk kitap derleyicilerinden sayılır. O, Hz. Peygamber
zamanında yazdığı hadislerden es-Sahîfetü’s-sâdıka (doğru söyleyen sayfalar)
adını verdiği bir küçük kitapçık oluşturmuştur. Hz. Peygamber’in vefatından
sonraki dönemde, bu kitapçığı bir sandıkta dikkatle korumuş ve kendisini hayata
bağlayan şeylerin başında “ sahife “ nin başında geldiğini söylemiştir. Kendisine
yöneltilen bazı sorulara sahifeye bakarak cevap vermiştir. Es-Sahîfetü’s-sâdıka’daki
hadisler Abdullah’ın torunları tarafından diğer Müslümanlara rivayet edilmiş ve
en meşhur hadis kitaplarına kaydedilmiştir. Mesela Ahmed b. Hanbel’in el-müsned’inde
(II,158-226) bu eserin büyük bir bölümü, Abdullah’ın neslinden gelen Amr. B.
Şuayb’ın rivayetiyle yer almaktadır.
Küçük yaşta
olduğu için Hz. Peygamber zamanındaki savaşlara katılamayan Abdullah b. Amr,
Hz. Ömer’in halifeliği döneminde islam ordusunun Şam bölgesini Doğu Romalılardan
temizlemek amacıyla gerçekleştirdiği Yermük savaşı’na (15/636) ve Şam’ın
fethine babasıyla birlikte katılmıştır. Hz. Ali’nin halifeliği döneminde
müslümanlar arasında çıkan siyasi anlaşmazlık ve mücadelelerin dışında kalmaya
çalışan Abdullah, bu mücadelede Muâviye b. Ebû Süfyan’ın yanında yer alan
babasının ısrarı üzerine Sıffîn Savaşı’na (37/657) Muâviye’nin ordusunda katılmış, ancak silah kullanmamış ve
kimseyi öldürmemiştir. Muâviye bu durumda savaşa niçin katıldığını sorunca Abdullah,
bir zamanlar Hz. Peygamber kendisine “ hayatta olduğum müddetçe babana itaat et,
sakın ona karşı gelme! “ diyerek nasihat ettiğini, bu sebeple savaşa
katıldığını fakat savaşmadığını söylemiştir (bk. Ahmed b. Hanbel, el-müsned,
II, 164-165). Ancak yıllar sonra, bu savaşa katılmış olmaktan dolayı duyduğu
pişmanlığı dile getirmiş; müslümanlar arasındaki savaşlara fiilen katılan ve
önemli roller üstlenen babasınıda tenkit etmiştir.
Devlet idaresi ve siyasete uzak durduğu anlaşılan Abdullah,
emevîler döneminde kısa süreli bazı idarî görevler üstlenmiştir. Emevî devleti’nin
kurucusu Muâviye tarafından Kûfe’ye vali tayin edilmiş, fakat bir müddet sonra bu
görevden alınarak yerine Mugîre b. Şu’be getirilmiştir.. Hz. Ömer’in halifeliği
zamanında Mısır’ı fetheden (21/642) ve o tarihten itibaren Mısır valiliği yapan
babası Amr b. Âs vefat edince (43/664), onun yerine Mısır valiliğine tayin
edilmiş, ancak bu görevde de uzun süre kalmamıştır. Ömrünün son yıllarında gözleri
görmez olan Abdullah, yetmiş iki yaşında Mısır’da vefat etmiş (65/684-85) ve
Fustat’ta babasının yaptırdığı Amr b. Âs camii’nin yanındaki evine
defnedilmiştir. Abbâsîler devrinde bu cami genişletilirken ev, caminin içinde
kaldığından kabir de camiye dahil edilmiştir. Günümüzde bir türbe halini almış
olan kabri, Kahire’deki sahabe kabirleri arasında önemli bir ziyeratgâhtır.
Ayrıca bk.
Amr b. Âs
Kaynakça
İbn abdülber, el-istiab, III. 86—88; İbn Hacer, el-isabe, IV. 161; İbn Sa’d, et-Tabakât, II. 321-322; İbnü’l-Esir, Üsdül-gâbe, III 49-51; M. Accâc el-Hatib, es-Sünne kable’t-tedvin, Kahire 1383/1963, s.348-352; Muhammed Musttafa el-A’zamî, Dirâsât fil-hadisin-nebevi, Riyad 1401/1981, I, 121-125; Muhammed seyyeddin iliş, Abdullah İbn Amr ibnül- Âs ve Sahifetüs-sâdıka, Kahire 1986; Veysel özdemir, “ Abdullah b. Amr b. El-Âs (65/684) ‘ın rivayetlerinin hadis kaynaklarına az sayıda intikalinin sebepleri” , fırat üniversitesi ilahiyat fakültesi dergisi, XII/2, Elazığ 2007, s.203-213; Zehebi, A’lâmü’n-nübelâ’, III, 79-94.
İbn Sa‘d, eṭ-Ṭabaḳāt, IV, 261-268.
Müsned, II, 158, 163, 164, 192, 199, 207, 226.
Buhârî, “ʿİlim”, 39.
Ebû Nuaym, Ḥilye, I, 283-292.
İbn Abdülber, el-İstîʿâb (el-İṣâbe içinde), II, 346-349.
İbnü’l-Esîr, Üsdü’l-ġābe (Bennâ), III, 349-351.
Zehebî, Aʿlâmü’n-nübelâʾ, III, 79-94.
a.mlf., Teẕkiretü’l-ḥuffâẓ, I, 41-42.
İbn Hacer, el-İṣâbe, II, 351-352.
a.mlf., Tehẕîbü’t-Tehẕîb, V, 337.
Sââtî, el-Fetḥu’r-Rabbânî, Beyrut, ts. (Dâru ihyâi’t-türâsi’l-Arabî), XXII, 301-307.
Tecrid Tercemesi, I, 27, 41, 43-44, 63, 116, 299-300.
M. Acâc el-Hatîb, es-Sünne ḳable’t-tedvîn, Kahire 1383/1963, s. 348-352, ayrıca bk. İndeks.
M. Zubayr Sıddiqi, Hadîs Edebiyatı Tarihi (trc. Yusuf Ziya Kavakcı), İstanbul 1966, s. 51-53.
Muhammed Hamîdullah, Muhtasar Hadis Tarihi ve Sahifa-i Hemmam İbn Münebbih (trc. Kemal Kuşçu), İstanbul 1967, s. 35-37.
Suâd Mâhir Muhammed, Mesâcidü Mıṣr ve evliyâʾühe’ṣ-ṣâliḥûn, Kahire 1971, I, 69-71, 75-76.
Sezgin, GAS, I, 84; GAS (Ar.), I/1, s. 153-154.
M. Mustafa el-A‘zamî, Dirâsât fi’l-ḥadîs̱i’n-Nebevî, Riyad 1401/1981, I, 121-125.
Eşref Edip, “Abdullah b. Amr b. Âs”, İTA, I, 220-222.
DİA:
M.yaşar kandemir, “Abdullah b. Amr b. Âs” , I,85-86.
Yorumlar
Yorum Gönder