ABDEST
ABDEST
Başta namaz olmak üzere bazı
ibadetlerden önce yapılan dini temizlik.
“abdest” kelimesi farsça’dan Türkçeye
geçmiş olup sözlük anlamı “ el suyu” dur. Arapça’da abdest karşılığında
kullanılan “ vudü” kelimesi “ temizlik,parlaklık,güzellik” anlamlarına gelir.
Dini bakımdan kirlilik hali maddi/hakiki (necâset) ve manevi/hükmi (hades)
olmak üzere iki kısma; manevi kirlilik de büyük (cünüplük, hayız ve nifas
halleri) ve küçük (abdestsizlik hali) olmak üzere ikiye ayrılır. Büyük hadesten
temizlenme gusül ile, küçük hadesten temizlenme abdest ile olur (bk. Tahâret).
Belirli organları su ile yıkamak ve başı meshetmekten ibaret olan abdest,
manevi (hükmi) kirlilikten temizlenmek için konulmuş özel bir temizlenme şekli,
manevi açıdan ibadete hazır olmayı sağlayan bir vesiledir. Namaz kılmak için
abdest alınmasını emreden âyette şöyle buyurulur: “ ey iman edenler! Namaz
kılacağınız zaman yüzünüzü, dirseklere kadar kollarınızı yıkayın, başlarınızı
meshedin ve bileklere kadar ayaklarınızı yıkayın” (el-maide 5/6). Abdest
mekke’de namazla birlikte farz kılınmış; hz. Peygamber, cebrail’in kendisine
bildirdiği şekilde, nasıl abdest alınacağını Müslümanlara öğretmiştir.
Hz. Peygamber “ cennetin anahtarı
namaz, namazın anahtarı ise abdesttir” (tırmizi,”taharet”,3; ahmed b. Hanbel,
el-müsned,III,340) buyurmuştur. Yine ümmetinden hiç görmediği insanları kıyamet
gününde nasıl tanıyacağı sorulduğunda “ aldıkları abdestten dolayı kıyamet günü
organları parlayarak gelecekler. Ben de onları Kevser havuzu başında
karşılayacağım” demiştir (Müslim, “ taharet”, 39; nesâi, “taharet”, 110). Kulun
yaratıcısının karşısına ibadet maksadıyla çıkabilmesi için maddi bakımdan temiz
olması yanında mânen de temizlenmiş ve arınmış olması gerekir. Abdestle sadece
yıkanan uzuvlar maddi kirlerden temizlenmiş olmaz, abdest alan kişi manevi bir
arınmışlık duygusu tadar, kalbi aydınlık ve huzurla dolar. Allah resulü şöyle
buyurmuştur: “ her kim abdest alır ve abdestini güzelce almaya özen gösterirse
günahları vücudundan çıkar, hatta tırnaklarının altından süzülür gider”
(Müslim, “taharet”, 33); “kim güzelce abdest alır da kalbiyle ve yüzüyle
yönelerek iki rekât namaz kılarsa cennete girmeyi hak eder” (ebǔ dâvud,
“salât”, 158).
Namaz kılmak, mushafa dokunmak ve
tilavet secdesi yapmak için abdest almak farzdır. Kâbe’yi tavaf etmek için
abdest almak Hanefilere göre vâcip, şafiȋler’e göre farzır. Hz. Peygamber’in
her namaz için ayrı abdest aldığı bilinmektedir. Ancak bunun istisnaları da
vardır, mesela mekke’nin fethi sırasında hz. Peygamber aynı abdestle birden
fazla vaktin namazını kılmıştır. Birçok sahâbinin de aynı abdestle birkaç
vaktin namazını kıldıkları bilinmektedir (bǔhari, “Vudü”, 54; tırmizi,
“taharet”, 44; ebǔ dâvud, “taharet”,
65). Dolayısıyla her namaz ayrı abdest almak farz değil sünnettir.
Abdest almak, bazı ibadet ve fiillerde ise sevaba vesile kabul edilmiştir. Bu
çerçevede mescide abdestli girmek, her vakit namazı için yeni bir abdest almak,
dini kitapları okumak ve okutmak için abdest almak ve yatmadan önce abdest
almak tavsiye edilmiştir. Abdest almak başlı başına bir ibadet olmayıp belli
ibadetlerin yapılmasına vesile ve hazırlık mahiyetinde bir ibadettir. Bununla
birlikte hz. Peygamber namaz dışındaki zamanlarda da abdestli bulunmaya özen
göstermiştir. İslam âlimleri de abdestin manevi niteliğini göz önünde tutarak
müslümanın mümkün olduğunca her işe abdestli başlamasını ve her zaman abdestli
bulunmasını tavsiye etmişlerdir.
FARZLARI
Abdestin geçerli olabilmesi için gerekli
görülen unsurlar şunlardır:
1. Yüzü
yıkamak,
2. Elleri ve
kolları dirseklerle beraber yıkamak,
3. Başı
meshetmek,
4. Ayakları
ve topukları bileklere kadar yıkamak.
Abdest organlarını yıkamak, damlayacak
şekilde suyun organ üzerinden akıtılmasıyla gerçekleşir. Şâfȋȋ mezhebine göre
abdest almaya niyete etmek ve abdest organlarını âyetteki sıraya göre yıkamak
da farzdır. Bunlar, hanefȋler’e göre ise sünnettir. yüzün sınırı iki kulak
yumuşağı, alındaki saç bitim yeri ile çenenin sona erdiği yer arasında kalan
kısım olarak tespit edilmiştir. Hanefi mezhebine göre başın Dörtte birini
meshetmek farzdır. Şafii mezhebinde ise
başın az da olsa bir miktarının
meshedilmesi yeterli görülmüştür. Sünni dort mezhebe gore abdest alırken
ayaklan yıkamak farzdır. Abdest uzuvlarından birini yakamak sağlık açısından
sakıncalı ise, o uzuv Meshedilir. meshetmek de zararlı ise, meshe de gerek
yoktur. Üzerinde sargı bulunan bir organın suyla yıkanması sağlık açısından
zararlı ise, sargı çözülmez ve sargı üzerine meshedilmesiyle yetinilir (bk.
MESH).
Abdestin geçerli olabilmesi için
1. Temiz ve
temizleyci bir su kullanılmalıdır; başka bir şeyi temizlemede kullanılmış suyla
abdest alınamaz; su bulunamıyorsa teyemmüm edilir (bk. SU; TEYEMMÜM).
2. Abdest
uzuvlarında kuru bir yer kalmamalıdır. Nitekim abdest alan birini izleyen hz.
Peygamber, onun ayağında bir tırnak kadarlık kısmı yıkamadan eksik bıraktığını
görünce “geri dön ve abdestini tekrar al” diye kendisini uyarmıştır (Müslim,
“Taharet”,31). Suyun temasını engelleyecek oje, yapışkan madde, mum, donmuş yağ
gibi maddenin uzuvlarda bulunmaması, varsa giderilmesi gerekir. Meslekleri
gereği sürekli yağ ve boya gibi maddelere temas edenlerin eldiven kullanmaları
mümkün olmuyorsa, temizleyebildikleri ölçüde deri üzerindeki bu maddeleri
gidermeye çalışmaları yeterlidir.
SÜNNETLERİ
1. Abdest
almaya niyet etmek,
2. Besmele
çekmek,
3. Abdeste
başlamadan elleri bileklere kadar yıkamak,
4. Dişleri
temizlemek,
5. Ağza su
vermek (mazmaza),
6. Burna su
vermek (istinşak),
7. Sık olan
sakalın diplerine su girmesini sağlamak,
8. Aralarında
kuru yer kalmaması için el parmaklarını birbirine geçirip ovuşturmak
(hilallemek),
9. Yıkanması
gereken uzuvları 3 defa yıkamak,
10. Başın
tamamını bir defa meshetmek,
11. Kulakları
meshetmek,
12. Kol ve
ayakları yıkarken önce sağ uzuvdan başlamak,
13. Abdest
uzuvlarını ayetteki sıraya göre ve ara vermeksizin arka arkaya yıkamak,
14. Uzuvları
ovalayarak yıkamak.
EDEPLERİ
Farzların ve sünnetlerin yanı sıra,
bir de abdestin edepleri (âdâb) vardır. Bunlar, abdestin en uygun ve doğru bir
şekilde alınmasına katkı sağlayan yardımcı unsurlardır. Abdestin başlıca âdabı
şunlardır:
1. Kıbleye
dönmek,
2. Suyu fazla
israf etmemek,
3. Abdest
suyunun üzerine sıçramasından kaçınmak,
4. Ağza ve
buruna suyu sağ elle vermek, burnu sol elle temizlemek,
5. Yüzüğün
altına su geçmesini sağlamak,
6. Boynu
meshetmek,
7. Abdestten
sonra kelime-i şehadet getirmek ve kadr süresini okumak,
8. Abdestten
sonra oruçlu değilse abdest alınan sudan ayakta biraz içmek ve bir hadiste
geçtiği üzere “ Allahım! Beni çokça tövbe eden ve günahtan kaçınıp tertemiz
olan kullarından eyle!” (Tırmizi, “tahâret”, 41) demek,
9. Özür
bulunmadıkça abdest alırken başkasından yardım istememek
10. İhtiyaç
bulunmadıkça abdest esnasında başkasıyla konuşmamak,
11. Yıkanması
farz olan kısımlardan biraz daha fazla kısmını yıkamak.
Uzuvların
yıkanması sırasında selef’ten nakledilen bazı duaların okunması da müstehap
sayılmıştır. Hadîs-i şeriflere dayanmamakla birlikte bu duaların yapılması
güzel görünmüştür.
MEKRUHLARI
Abdestin
mekruhları, sünnet ve âdabına aykırı davranışlardır. Başlıcaları şunlardır:
1. Suyu israf
etmek,
2. Suyu
abdest uzuvlarına çarparak yıkamak,
3. Pis bir
yerde abdest almak,
4. Abdestin
sünnetlerinden birini terketmek.
ABDESTİN ALINIŞ ŞEKLİ
Farzları, sünnetleri ve âdabına uygun
bir abdest şöyle alınır: “ Niyet ettim Allah rızası için abdest almaya” diye
niyet edilir. Niyetin kalben yapılması esastır ve yeterlidir; ayrıca dil ile de
söylenebilir. Besmele çekilip eller bileklere kadar üç defa yıkanır. Parmakta
yüzük varsa hareket ettirilerek altına su girmesi sağlanır. Derinin üzerinde
suyun ulaşmasını engelleyen boya, hamur ve yapıştırıcı gibi maddeler varsa
temizlenir. Misvak/fırça veya sağ elin parmaklarıyla dişler temizlendikten
sonra, ağız sağ avuca alınan su ile üç defa çalkalanır. Üç defa da buruna su
çekilir ve sol elle burun temizlenir. Yüz üç defa yıkanır. Yüz yıkanırken
sakalı olan kimse kıl diplerine suyun ulaşmasını sağlar. Sonra dirseklerde
dahil olmak üzere üç defa sağ kol, ardından sol kol yıkanır. Her iki el
ıslatılarak başın en az dörtte biri meshedilir, tamamının meshedilmesi
sünnettir. Eller ıslatılarak başparmakla kulak dışı, şahadet parmağı veya serçe
parmakla içi meshedildikten sonra her iki elin arkasıyla boyun meshedilir. Önce
sağ, sonra sol ayak, parmak uçlarından başlayarak topuklar ve aşık kemikleri
dahil olmak üzere bileklere kadar üçer defa yıkanır. Parmak aralarının
yıkanmasına özellikle dikkat edilir. Kelime-i şehâdet getirdikten sonra,
“Eşhedü en la ilahe illallahü vahdehu
la şerike leh ve eşhedü enne muhammmeden abduhü ve resuluhü. Allahumme'c'alnî
mine't-tevvâbîn ve'c-alnî mine'l-mütetahhirîn.”
“Ben şahitlik ederim ki Allah'tan
başka ilah yoktur, o birdir, ortağı yoktur. Yine şahitlik ederim ki Muhammed
(s.a.v.) onun kulu ve resulüdür. Allahım! Beni çokça tövbe eden ve günahtan
kaçınıp tertemiz olan kullaırndan eyle!”
Der daha sonra kadr süresini üç defa
okur ve eğer oruçlu değilse, kıbleye yçnelerek abdest alınan sudan bir miktar
ayakta içiilir.
ABDEST BOZAN DURUMLAR
Abdesti boazan durumların bir kısmı
maddi, bir kısmı manevi kirlerdir:
1. İdrar ve
dışkı yollarından herhangi bir şeyin çıkması,
2. Bayılma,
delirme, sarhoş olma ve uyuma gibi bilinci ortadan kaldıran durumlar. Uyku
dışında, şuur kaybına yol açan durumların süresi ve şekli ne olursa olsun
abdest bozulur. Uyku halinde ise kişinin farkında olmaksızın abdestinin
bozulmuş olma ihtimalinin derecesi dikkate alınır. Yatarak derin uykuya dalma
abdesti bozar; uyku ile uyanıklık arasındaki hal ile kişinin vücut duruşuna hâkim
olarak otururken uyuklaması abdesti bozmaz. İnsanın bu konuda tereddüt içinde
kalması halinde abdest tavsiye edilir.
3. Bedenin herhangi
bir yerinden kan, irin gibi şeylerin çıkarak akması veya yaranın etrafına
yayılması hanefî mezhebine göre abdesti bozar. Vücuttan çıkan kan az olup
akmadığı veya çıktığı yerin çevresine dağılmadığı sürece abdesti bozmaz. Şâfiî mezhebine
göre ise bedenden çıkan kanın miktarı ne olursa olsun abdesti bozmaz.
4. Ağız dolusu
kusmak.
5. Hanefîler’e
göre namaz esnasında sesli gülmek. Namaz esnasında sessiz gülmek ise namazı bozmakla
beraber abdesti bozmaz. Namaz dışında sesli gülmekte abdesti bozmaz. Hanefîler dışındaki
mezheplerde ise gülmek hiçbir durumda abdesti bozmaz.
6. Guslü gerektiren
haller abdesti de bozar.
7. Cinsel ilişki
veya boşalma olmadan aşırı şehevî temas. Hanefî mezhebine göre birbirine mahrem
olmayan yani birbirleriyle evlenmeleri câiz olan erkekle kadının tenlerinin
birbirine değmesi ile abdest bozulmaz; ancak erkek ve kadının aşırı derece
şehevî teması, oynaşması ve kucaklaşması abdesti bozar. Şâfiî mezhebine göre ise
şehvet olsun olmasın her türlü temas halinde abdest bozulur.
8. Mazeret halinin
sona ermesi. Su bulamadığı için teyemmüm eden kimse için su bulunca, özürlü kimse
için de namaz vakti çıkınca bdest bozulur.
9. Şâfiî mezhebine
göre kişinin kendi cinsel organına veya makadına dokunması. Abdest bozucu
hallerden biri, abdest alırken meydana gelirse abdest yeniden başlamak gerekir.
Ağlamak, gözden yaş gelmesi, kabuk bağlamış bir yaranın kabuğunun kan çıkmazsızın
düşmesi, terlemek, tükürük veya sümüğe az miktarda kan karışması, ağız dolusu
olmayan kusma, sivrisinek gibi böceklerin emdiği kan, namazda hafif uyuklama,
tırnak kesme veya tıraş olma abdesti bozmaz.
ABDESTİN
ALINIŞI
1. NİYET:
“niyet
ettim Allah rızası için abdest almaya” diyerek niyet edilir.
2. ELLER:
besmele
çekilip eller bileklere kadar üç defa yıkanır.
3. AĞIZ:
sağ
avuçla su alınarak ağız üç defa çalkalanır. Misvak/fırça veya sağ elin
parmaklarıyla dişler temizlenir.
4. BURUN:
sağ
elle buruna üç defa su çekilr ve burun sol elle temizlenir.
5. YÜZ:
yüz
üç defa yıkanır. Yüz yıkanırken sakalı olan kimse kıl diplerine suyun
ulaşmasını sağlar.
6. KOLLAR:
önce
sağ, ardından sol kol dirsekler dahil olmak üzere üç defa yıkanır.
7. BAŞ:
başın
dörtte biri sağ el ile meshedilir; her iki el ıslatılarak başın tamamının bir
defa meshedilmesi ise sünnettir.
8. KULAKLAR:
eller
ıslatılarak başparmakla kulağın dışı, şehadet parmağı veya serçe parmakla da
içi meshedilir.
9. BOYUN:
her
iki elin arkasıyla boyun meshedilir.
10. AYAKLAR:
önce
sağ, sonra sol ayak, parmak uçlarından başlayarak topuklar ve aşık kemikleri dahil
olmak üzere bileklere kadar üçer defa yıkanır; parmak aralarının yıkanmasına
özellikle dikkat edilir.
11. KELİME-İ
ŞEHADET: abdest bitince kelime-i şehadet getirilir. Kelime-i şehadet
getirdikten sonra; (“Allahumme'c'alnî mine't-tevvâbîn ve'c-alnî
mine'l-mütetahhirîn. Allahım! Beni çokça tövbe eden ve günahtan kaçınıp
tertemiz olan kullarından eyle”) Denir.
12. Eğer oruç
tutulmuyorsa, kıbleye dönülk, abdest alınan sudan ayakta bir mikar içilir.
Abdesti bozucu hususlarla ilgili görüş
ayrılığı bulunan noktalarda ihtiyatlı davranmak uygundur. İmanın abdestle
ilgili hükümlerde bütün mezheplerin hükümlerini dikkate alması, tavsiye edilen
bir davranıştır. Kişi abdest alıp almadığını hatırlamıyorsa abdestsiz sayılır. Abdest
aldığını bilmekle birlikte abdestinin bozulup bozulmadığında tereddüt ediyorsa
abdestli kabul edilir.
ÖZÜRLÜNÜN ABDESTİ
Devamlı veya kısa aralıklarla kanama,
soğuk veya hastalıktan dolayı yellenme, idrar tutamama, kusma, kadınların hayız
ve lohusalık dışındaki akıntıları gibi abdesti bozup en az bir namaz vakti
devam eden bedeni rahatsızlıklar özür hali sayılır. Hanefî mezhebine göre özürlü
kimse her vakit için abdest alır. O vakit içinde vakit namazına ilave olarak
istediği kadar kaza namazı ve nafile namaz kılabilir. Namaz vaktinin çıkmasıyla
abdesti bozulmuş olur, yeni namaz vaktinde tekrar abdest alması gerekir. şâfiî
mezhebine göre ise özürlü kimsenin her farz namaz için ayrı abdest alması gerekir
(bk. ÖZÜR).
Ayrıca bk. GUSÜL; NAMAZ.
KAYNAKÇA
İbn abidin, reddü’l-muhtâr, kahire
1386/1966, I,90-178; kâsânî, bedâi’, I,2-34; nevevî, ravzatü’t-tâlibin (nşr. Âdil
ahmed abdülmevcûd – ali muhammed muavvaz), Beyrut 1412/1992, I, 157-174; Şemseddin
er-remlî, nihâyetü’l-muhtâc, kahire 1389/1969, I, 108-197.
Hİ: “abdest ve teyemmüm”, II, 113/126.
DİA: abdülkadir şener, “abdest”, I,68-70.
Yorumlar
Yorum Gönder