HZ.ABBAS

 

HZ. ABBAS

العبّاس


Ebü’l-Fazl el-Abbâs b. Abdilmuttalib b. Hâşim el-Kureşî el-Hâşimî (ö. 32/653)


Hz. peygamber'in amcası, sahabi

Hz. Peygamber'den İki Veya Üç Yaş Büyük Olan Amcası Abbas, Çocukluk Ve Gençlik Yıllarını Mekke'de Onunla Birlikte Geçirdi. İki Yaşında İken Bir Gün Kayboldu Ve Annesi Onun Bulunması Halinde Kabe'ye İpek Örtüler Örtmeyi Adadı. Abbas Bulunduktan Sonra Adağını Yerine Getiren Annesi, Tarihte İlk Defa Kabe'ye Örtü Hediye Eden Kadın Oldu.

Abbas Gençlik Yıllarından İtibaren Ticaretle Uğraştı Ve Zengin Oldu. Aynı Zamanda, Mekke'nin İdaresini Ellerinde Bulunduran Kureyş Kabilesinin Önde Gelenlerinden Biriydi. İslam Öncesi Dönemde Hz. Peygamber'den İki Veya Üç Yaş Büyük Olan Amcası Abbas, Çocukluk Ve Gençlik Yıllarını Mekke'de Onunla Birlikte Geçirdi. İki Yaşında İken Bir Gün Kayboldu Ve Annesi Onun Bulunması Halinde Kabe'ye İpek Örtüler Örtmeyi Adadı. Abbas Bulunduktan Sonra Adağını Yerine Getiren Annesi, Tarihte İlk Defa Kabe'ye Örtü Hediye Eden Kadın Oldu.

Abbas Gençlik Yıllarından İtibaren Ticaretle Uğraştı Ve Zengin Oldu. Aynı Zamanda, Mekke'nin İdaresini Ellerinde Bulunduran Kureyş Kabilesinin Önde Gelenlerinden Biriydi. İslam Öncesi Dönemde Mekke’deki İdari İşlerden İmâre Görevini Yürütüyordu, Yani Kâbe’nin Onarımından Sorumluydu. Hacıları Su Dağıtma (Sikâye) Ve Yemek Verme (Rifâde) Görevlerini Yürüten Kardeşi Ebû Tâlib’in Ekonomik Durumu Bozulunca Bu Görevleri De Ondan Devraldı. Yine Ebû Tâlib’in Geçim Yükünü Hafifletmek İçin Onun Oğlu Ca’fer’i Himayesine Aldı. Ebû Tâlib’in Diğer Oğlu Ali’yi İse Hz. Muhammed Himayesine Almıştı.

Hz. Abbas’ın Ne Zaman Müslüman Olduğu Bilinmemektedir. Bazı Âlimlere Göre İslamiyet’in İlk Günlerinde Müslüman Olmuş, Ancak Sıkıntı İçinde Bulunan Kimsesiz Müslümanlara Ve Hz. Peygamber’e Yardım Edebilmek İçin Müslümanlığını Gizlemiştir. Hatta Yine Aynı Sebeple Medine’ye Hicret Etmeyip Mekke’de Kalmıştır. Birçok İslam Âlimi İse Onun Mekke’nin Fethinden Kısa Bir Süre Önce Müslüman Olduğu Kanaatindedir. Hz. Abbas’ın Geç Bir Tarihte Müslüman Olduğu Kabul Edilse Bile, Bundan Önceki Zamanlarda Da Hem İslamiyet’i Benimseyenlerle İlişkileri Daima Çok İyi Olmuş Hem De Aile Fertlerinin Müslüman Olmalarını Hoşgörüyle Karşılamıştır. Mesela Karısı Ümmü’l-Fazl Lübâbe, Hz. Hatice’den Sonra Müslüman Olan İlk Kadındır. Hz. Abbas Müslüman Olmadan Önceki Dönemlerinde De Yeğeni Hz. Muhammed’e Çok Yardımcı Olmuştur. Hz Peygamber’in, Hicretten Kısa Bir Süre Önce Medine’den Gelen Heyetle Yaptığı Görüşmelerin İkincisinde (İkinci Akabe Biatı , 622) Hz. Abbas Da Hazır Bulundu. Bu Buluşmada Hz. Peygamber Adına Medineliler’e Hitap Eden Abbas, Yeğeninin Hayatını Tehlikeye Atmayacaklarına Ve Hayatları Pahasına Onu Koruyacaklarına Dair Kendilerinden Teminat İstedi. (Bk. Akabe Biatları)

Hz. Abbas’ın Hicretten Sonra Medine’deki Müslümanlarla İlk Doğrudan Münasebeti Bedir Gazvesi’nde (2/624) Gerçekleşti. Henüz Müslüman Olmadığı Yahut Müslüman Olduğunu Açıklamadığı İçin, İstemeden De Olsa Bu Savaşa Müşriklerin Safında Katıldı. Savaşta Müslümanlara Esir Düştü. Varlıklı Olduğu İçin Kendisinin Ve Akrabalarının Fidyelerini Ödeyerek Mekke’ye Döndü. Mekke’ye Döndükten Sonra Oradaki Fakir Müslümanları Himaye Etmeye Devam Etti. Aynı Zamanda Kureyşliler’in İslamiyet Aleyhindeki Çalışmaları Hakkında Hz. Peygamber’e Bilgi Ulaştırdı. Hz. Peygamber De Kendilerini Medine’den Çıkarmak İçin Çevre Kabilelerle Sürekli İttifak Girişimlerinde Bulunan Hayber Yahudileri İle Yaptıkları Savaşın Zaferle Sonuçlandığını Ve Hayber’in Fethini (7/628) Müjdelemek Üzere Ona Bir Mektup Gönderdi. Aynı Yıl Hz. Peygamber Kaza Umresini (Umretü’l-Kazâ) Yapmak İçin Mekke’ye Gittiğinde Hz. Abbas Onun Eşi Ümmü’l-Fazl Lübâbe’nin Kız Kardeşi Meymûne İle Evlenmesine Aracılık Etti. Hz. Peygamber’le Amcası Abbas Arasındaki İlişki Uzun Yıllar Bu Şekilde Devam Etti.

Hz. Abbas, Hz. Peygamber’in Mekke’nin Fethi İçin Hazırlık Yaptığı Sırada Müslüman Olduğunu Açıkça İlan Ederek Medine’ye Hicret Etti Ve İslam Ordusunun Saflarında Mekke’nin Fethine Katıldı. Fetihten Hemen Sonra Gerçekleşen Huneyn Gazvesi’nin (8/630) İlk Anlarında İslam Ordusu Bozguna Uğrayınca Müslümanlara, Akabe’de Ve Hudeybiye Antlaşması Sırasında Hz. Peygamber’e Bağlılık Sözü Verdiklerini Gür Sesiyle Hatırlattı. Böylece İslam Ordusunun Tekrar Toparlanarak Düşmanı Bozguna Uğratmasına Yardımcı Oldu.

Hz. Peygamber, Amcası Abbas’ı Çok Sever, Kendisinden Sadece İki Veya Üç Yaş Büyük Olamasına Rağmen, “İnsanın Amcası Babası Gibidir” Diyerek Ona Saygı Gösterirdi (Bk. Müslim, “Zekat”,11). Ayrıca Onu “ Kureyş’in En Cömerdi Ve Akrabalık Bağlarına En Çok Riayet Edeni” Diye Övmüş, Hz. Abbas’ı İncitenlerin Kendini İncitmiş Olacaklarını Söylemiştir (Tırmizi, “Menakıb”, 28).

Hz. Peygamber Vefat Edince Cenazesinin Defin İçin Hazırlayanlar Arasında Hz. Abbas Da Bulunuyordu. Bir Süre Sonra, Ailenin Hayatta Kalan En Yaşlı Temsilcisi Olarak Resûl-İ Ekrem’in Kızı Hz. Fâtıma İle Birlikte Halife Hz. Ebû Bekir’in Huzuruna Çıkan Abbas, Hz. Peygamber’in Fedek Köyündeki Arazisi İle Hayber’deki Hissesini Almak İstedi. Ancak Hz. Ebû  Bekir, Allah Resulünün “Biz Peygamberler Miras Bırakmayız” (Bk. Ahmed B. Hanbel,L-Müsned,I, 4,10) Dediğini Hatırlatarak, Onlara Bu Mirası Alamayacaklarını Söyledi. Hz. Peygamber’in Vefatından Sonra Yaklaşık Yirmi Yıl Daha Yaşayan Hz. Abbas, Kendi Adına Bir Liderlik İddiasında Bulunmamış; Hz. Ebû Bekir, Hz. Ömer Ve Hz. Osman’ın Halifeliklerini Kabul Etmiş Ve Onlardan Saygı Görmüştür. Hz. Ömer, Kıtlık Yıllarında Yağmur Duasına Çıkıldığı Zaman, Hz. Abbas’ı Kastederek, “Peygamber’in Amcası Hürmetine” Diye Dua Edip Yağmur İsterdi (Bk. Buhâri, “İstiska”,3). Hz. Ebû Bekir, Ömer Ve Osman Halifelik Dönemlerinde Ona Büyük İtibar Göstermişlerdir.

Hz. Abbas’ın Üç Hanımından On Erkek Ve Üç Kız Çocuğu Vardı. Oğullarından Abdullah B. Abbas Önde Gelen Âlim Sahâbilerdendir (Bk. Abdullah B. Abbas). Onun Adıyla Anılan Abbâsî Devleti’nin Halifeleri, Oğlu Abdullah’ın Soyundan Gelmiştir. Uzun Boylu, Beyaz Tenli, Gür Sesli Bir Kişi Olan Abbas, Ömrünün Sonuna Doğru Gözlerini Kaybetti. Köle Âzat Etmeyi Seven Ve Maddî Varlığıyla İslâmiyet’e Değerli Hizmetlerde Bulunan Abbas, Seksen Sekiz (Veya Seksen Altı) Yaşlarında Medine’de Vefat Etti. Kendisinden Rivayet Edilen Otuz Beş Hadisin Belli Başlı Râvileri, Oğulları Abdullah, Ubeydullah, Kesîr Ve Kızı Ümmü Külsûm İle Câbir B. Abdullah, Ahnef B. Kays Gibi Sahâbî Ve Tâbiîlerdir.

 HZ. ABBAS KRONOLOJİ

Adı:


Abbas

Baba Adı:


Abdülmuttalib B. Haşim

Ana Adı:


Nüteyle Bint Ceneb

Doğum Tarihi:                        


568 (?)

Doğum Yeri:                           


Mekke

Künyesi:                                 


Ebü’l-Fazl

Nisbeleri:                               


Kureşi, Hâşimi

Önemli Aile Bağları:               


Hz. Peygamber’in Amcası

Eşi:                                         


Ümmü’l-Fazl Lübâbe

Mesleği:                                 


Tacir

Müslüman Olduğu  Tarih:


Uzun Süre Müslümanlığını Gizledi. Mekke’nin Fethinden Kısa Bir Süre Önce Hicret Edip Açıkça Müslüman Oldu.

Tabakası:                                


Sahabe

Önemli Görevleri:                   


İmâre (Kâbe’nin Onarımı), Sikâye (Hacılara Su Dağıtma), Rifâde (Hacılara Yemek Verme)

Katıldığı Önemli Olaylar:


İkinci Akabe Biatı (Hz.Peygamber’in Yanında Bulundu), Bedir Gazvesi (Müşriklerin Safında), Mekke’nin Fethi, Huneyn Gazvesi

Önemli Bazı Özellikleri:                            


Medine Döneminde Hz. Peygamber’in Mekke’deki Casusu/Habercisi, Vedâ Hutbesi İle Faiz Alacağı İptal Edilen İlk Kişi

Rivayet Ettiği Hadis Sayısı:                            


35

Vefat Tarihi


32(653)

Vefat Yeri


Medine

Kabrinin Bulunduğu Yer


Cennetülbaki (Medine)


KAYNAKÇA

İbn Asâkir, Tarihu Dımaşk, XXVI,273-380; İbn. Hacer, El-İsabe, III, 511-512; İbn Sa’d, Et-Tabakât, IV, 5-30; İbnü’l-Esir, Üsdü’l-Gâbe, II,543-546; Zehebi, A’lamü’n- Nünela, II, 78-103.

DİA: “Abbas”, I,16-17.

Vâkıdî, El-Meġāzî, I, 204; III, 1103, Ayrıca Bk. Fihrist.

İbn Sa‘D, Eṭ-Ṭabaḳātü’l-Kübrâ (Nşr. İhsan Abbas), Beyrut 1388/1968, IV, 5-33.

Müsned, I, 185, 206-210; IV, 165.

Buhârî, “İstisḳāʾ”, 3.

Müslim, “Zekât”, 11.

Tirmizî, “Menâḳıb”, 28.

Taberî, Târîḫ (Nşr. Muhammed Ebü’l-Fazl), Kahire 1960-70 Beyrut, Ts. (Dâru Süveydân), II, 312-313, 361-362, 461-463, 465-466; III, 50, 52, 54-55, 207, 211; IV, 98; Ayrıca Bk. Fihrist.

Hâkim, El-Müstedrek, III, 321-334.

İbn Asâkir, Târîḫu Dımaşḳ (Nşr. Şükrî Faysal V.Dğr.), Dımaşk 1402/1982, III, 104-208.

İbnü’l-Esîr, Üsdü’l-Ġābe (Bennâ), III, 164-167.

Zehebî, Aʿlâmü’n-Nübelâʾ, II, 78-103.

İbn Hacer, El-İṣâbe, II, 271.

A.Mlf., Tehẕîbü’t-Tehẕîb, V, 122-123.

Ömer Rıza Doğrul, “Abbas B. Abd El-Muttalib”, İTA, II, 66-71.

Fr. Buhl, “Abbas”, İA, I, 12-13.

W. Montgomery Watt, “Al-ʿAbbās B. ʿAbd Al-Muṭṭalib”, EI2 (Fr.), I, 9.

 

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ABDULLAH B. MES’ÛD

ABDULLAH B. AMR B. AS

ABDULLAH b. ÖMER b. HATTAB

ABDULLAH b. REVÂHA

ABDULLAH b. HÂRİS el-HÂŞİMÎ