YURT DIŞINDAKİ BASIN

YURT DIŞINDAKİ BASIN

Pâdişâha ve Bâb-ı âlî hükümetlerine karşı olan, çeşitli vesîlelerle Avrupa’ya kaçan ve kendilerine; Genç Osmanlılar, Jön Türkler ve İttihâdçılar adını veren kimseler, Avrupa’da çeşitli cemiyetler kurdular. Bu cemiyetlerin ilki Şinâsî, Nâmık Kemâl, Nûri, Refik ve Âyetullah Bey tarafından kurulan Yeni Osmanlılar Cemiyeti’dir. Bu cemiyetin reîsi Mir’ât gazetesi sahibi Refik Bey idi. Daha sonra kurulan İttihâd ve Terakkî Cemiyeti, Yeni Osmanlıların yurt dışındaki basın faaliyetlerinin çok üstünde faaliyet gösterdi. İngiltere, Fransa, Avusturya, İsviçre, Belçika, Bulgaristan, Romanya, İtalya, Yunanistan, Kıbrıs, Mısır, Amerika ve Brezilya’da, Abdülhamîd Han ve Bâb-ı âlî hükümetleri aleyhinde yayın yaptılar. Dış kaynaklardan ve Mısırlı prens Mustafa Fazıl Paşa’dan destek gören bu kimseler, çeşitli gazeteler çıkardılar.

Yurt dışında çıkan bu muhalif basının ekseriyeti Türkçe olmakla birlikte; Fransızca, Arapça, Almanca, İngilizce ve hattâ İbrânice olarak yayın yapıyordu. Bu gazetelerin en eskisi, Ali Süâvînin Avrupa’ya kaçmasından sonra Londra’da yayınlamaya başladığı Muhbir’dir. Fransızca ve İngilizce ekler de veren Muhbir, Mustafa Fâzıl Paşa’nın maddî desteğiyle 1867-1868 yıllarında 50 sayı kadar yayınlandı. Muhbir’den sonra Yeni Osmanlıların yayın organı olan Hürriyet, Ziya Paşa ve Nâmık Kemâl tarafından 1868-1869 yıllarında Londra’da seksendokuz sayı çıkarıldı. Ali Süâvî’nin, sadrâzam Alî Paşa hakkındaki bir yazısı üzerine, İngiltere adliyesi tarafından takibata uğrayınca, 1870 yılında Cenevre’de Ziyâ Paşa tarafından on bir sayı olarak çıkarıldı. Altmış üçüncü sayıdan itibaren Nâmık Kemâl gazeteden ayrıldı ve 1869’da yurda döndü. Ziya Paşa da 1871’de döndü. Ali Süâvî, Mustafa Fâzıl Paşa’nın verdiği para ile Paris’te Ulûm adlı bir gazete çıkarmaya başladı. 1870’de Cenevre’de, Hüseyin Vasfi Paşa ve Mehmed Bey tarafındanyayınlanan İnkılâb (Paris-1878), Hayâl (Londra-1879), İstikbâl (Cenevre-1880), Gencine-i Hayâl (Paris-1881); Yeni Osmanlılar döneminin yurt dışında yayınladığı basın organlarıdır. 1895 yılında Ahmed Rızâ tarafından yayınlanan Meşveret, 1897’de Fransızca nüsha da yayınlamaya başladı. Hükümetin takibi netîcesinde Paris’ten ayrılmak zorunda kalan Ahmed Rızâ, Meşveret’i, İsviçre ve Belçika’da yayınlamaya devam etti. Jön Türk hareketinin ileri gelenlerinden olan Mîzâncı Murâd, 1877’de Mîzân gazetesini Kâhire’de yayınlamaya başladı. Bu gazetede hıristiyan Arap kavmiyetçilerinden Halil Ganem, Fransa’da Türkiye aleyhtarı yazılarıyla tanınan Albert Koda gibi şahıslar yazı yazdı.

Daha sonra Cenevre’de yayınlanan Mîzân bir ara Fransızca olarak da çıkarıldı. 1897’de İttihâd ve Terakkî mensuplarından olan İshak Sükûtî ve Abdullah Cevdet tarafından Türkçe ve Fransızca olarak Osmanlı gazetesi çıkartıldı. 1900 yılından sonra Londra’da ve Kâhire’de yayınlanan Osmanlı gazetesi, Abdullah Cevdet’in Viyana sefaretine doktor olarak; İshak Sükûtî’nin ise, Roma sefaretine sefir olarak tâyin edilmeleri üzerine bir müddet kapandı. 1902’den sonra yeniden yayınlanmaya başladı. Jön Türklerin ikiye ayrılmalarından sonra, Paris’te toplanan Ahrâr grubuna karşı ortaya çıkan Ekseriyet fırkasının yayın organı oldu. Bu dönemde yazı işleri müdürü Hüseyin Siret, idare müdürü ise İsmâil Hakkı Paşa idi. 1896’da Tunalı Hilmi tarafından Cenevre’de çıkarılan Ezan, 1897’de Kâhire’de yayınlanan Kânûn-i esâsî ve el-Kâtib, 1899’da Cenevre’de yayınlanan İntikam, 1899’da Londra’da yayınlanan Hilâfet, 1900’de Kâhire’de Leon Efendi tarafından çıkarılan Sadâ-yı Millet, 1901’de Brüksel’de Avlonya meb’ûsu İsmâil Kemâl tarafından yayınlanan Selâmet gazeteleri de Pâdişâh’ın ve hükümetin yardımları ile hayâtlarını idâme ettirdikleri hâlde Abdülhamîd Han’a ve Bâb-ı âlî hükümetlerine karşı çıkan dış basındandır. 1904’de Abdullah Cevdet tarafından Cenevre’de çıkarılan İctihad gazetesi bir ara Mısır’da ve daha sonra İstanbul’da yayınlandı. Prens Sebâhaddîn ve Ahmed Fâzıl tarafından 1906’da Kahire’de çıkarılan Terakkî gazetesi, Adem-i merkeziyetçilerin yayın organı oldu. Yine bu fikri savunan Şûrâ-yı Osmânî, Yeni Fikir ve Hilâfet gibi gazete ve dergiler de vardı.

Sultan İkinci Abdülhamîd Han, çoğu gayr-i müslim azınlıkların ve yabancıların elinde olan ve devlet adına tahsile gidip Avrupalıların kontrolüne girerek, yaşadığı toplumun değerlerine yabancılaşan sözde aydınların elindeki basın ve yayın organlarına karşı zamanın siyâsî şartları sebebiyle bâzı tedbirler aldı. Müslim, gayr-i müslim ve Türk olmayan çeşitli unsurlardan meydana gelen Osmanlı Devleti’nin dünyâ konjonktürü içindeki o günkü yeri bunu îcâb ettiriyordu. Sultan İkinci Abdülhamîd Han, basını tam serbest bırakıp bâzı tedbirler uygulamasaydı, 1908 sonrasında olan hâdiseler otuz yıl öncesinden patlak verirdi. Osmanlı toplumunu sömürmek için bütün yolları deneyen ve bu kirli maksadlarını gerçekleştirebilmek için türlü hilelere başvuran hıristiyan Avrupa devletlerinin saldırılarına, çok daha hazırlıksız yakalanılırdı. Sultan İkinci Abdülhamîd Han’ın aldığı bu tedbirler, Osmanlı toplumu içindeki Müslümanlara ve Türklere otuz yıllık bir hazırlanma ve dinlenme dönemi sağlamıştır. Abdülhamîd Han’ın basın politikası; devletin parçalanmasını, milletin düşman kamplara ayrılmasını önlemek gayesine yönelik şuurlu bir adımdır. Ayrıca Osmanlı Devleti’ni yıkmak için asırlardır uğraşan hıristiyan Avrupa devletlerinin tehdîdleri ve oyunlarıyla, Osmanlı ülkesinin sosyo-ekonomik yapısından kaynaklanan nâzik durum ve 1876-1878 yıllarındaki meydana gelen, Abdülazîz Han’ın hal’i ve şehîd edilmesi, beşinci Murâd’a karşı yapılan hareketler, Ali Süâvî baskını ve Rusların Yeşilköy’e kadar gelmeleri de bu basın politikasını etkilemiştir.

Abdülhamîd Han’ın uyguladığı bu basın politikasına karşı çıkan ve ikinci Meşrûtiyetin verdiği serbestlikten istifâde ederek bir baskınla iktidara gelen İttihâd ve Terakkî fırkası ve daha sonraki iktidarlar, bu tedbirlerin çok daha şiddetlisini uygulamışlardır. Bunun yanında Abdülhamîd Han’ın matbûâta verdiği önem pek fazladır. Şahsına karşı olsa bile zamanındaki dergi ve gazetelerin mükemmel ve en güzel şekilde çıkmasını sağlamak için Servet-i Fünûn gibi bâzı gazete ve dergilere yardımda bulunduğu, hattâ onlar için Avrupa’dan usta elemanlar getirttiği de bir başka hususiyetidir.


------------------------------------------------------------------------------------------------------------


 1) Türkiye’de Matbûât Rejimleri (Server İskit, 1939)

 2) Türkiye’de Matbûât İdareleri ve Politikaları (Server İskit, 1943)

 3) Türk gazeteciliğinin 100. yıldönümü (S. Nüzhet Gerçek, 1931)

 4) Milli Mücâdele Basını (Ö. Sâmi Coşar, 1967)

 5) Basın Hukuku (Sulhi Dönmezer, 1968)

 6) Basın ve Yayın Hareketleri Târihi (H. Refik Ertuğ, 1970)

 7) İstanbul Kütüphâneleri Arap Harfli Süreli Yayınlar Toplu Katalogu 1828-1928 (Hasan Duman, 1986)

 8) Rehber Ansiklopedisi; cild-4, sh. 117

 9) Ottoman year-books (Hasan Duman, 1982)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ABDULLAH B. MES’ÛD

ABDULLAH B. AMR B. AS

ABDULLAH b. ÖMER b. HATTAB

ABDULLAH b. REVÂHA

ABDULLAH b. HÂRİS el-HÂŞİMÎ