LÂMİÎ ÇELEBİ
LÂMİÎ ÇELEBİ
(ö. 938/1532)
Daha çok Molla Câmî’den yaptığı çevirilerle tanınan divan şairi ve Nakşibendî şeyhi.
Osmanlılar devrinde yetişen
âlimlerden. İsmi, Mahmûd bin Osman bin Ali en-Nakkâş bin İlyâs Lâmiî’dir. 1472
senesinde Bursa’da doğdu. Babası Osman Çelebi, sultan İkinci Bâyezîd’in hazîne
defterdârı idi. Dedesi Nakkâş Ali Paşa, devrinin en şöhretli câmi içi nakkaşı
idi. Tîmûr Han onu Ankara savaşından sonra Semerkand’a götürdü. Bir müddet orada
kalan Ali Paşa, Bursa’ya döndüğünde Yeşil Câmi ve Yeşil türbenin iç nakışlarını
yaparak büyük hizmetlerde bulundu.
Lâmiî Çelebi, annesi Dilşâd Hâtûn
tarafından yetiştirildi. Devrin büyük âlimlerinden, Molla Ehâveyn ve Molla
Muhammed bin Hasanzâde’den tefsir, hadîs, fıkıh ilimlerini öğrendi. Muradiye
Medresesi’nde öğretim gördü. Tasavvufa olan temayülü sebebiyle Şâh-ı Nakşibend
Muhammed Behâeddîn-i Buhârî hazretlerinin yolundaki büyük velî, Seyyid Emîr
Çelebi’nin derslerine katılarak, ona talebe oldu. Tasavvuf yolunda, o büyük
zâtın teveccühleri, feyz ve bereketleri ile olgunlaşıp, kâmil bir insan oldu.
Fettâh Nişâbûrî’den tercüme ettiği
Hüsn ü
Dil adlı eserini Yavuz Sultan Selîm’e takdim eden Lâmiî Çelebi,
sultan tarafından 35 akçe ile mükâfatlandırıldı. Daha sonra Ferhâdnâme’yi yazıp sultana takdîm edince, bir
köy bağışlandı. Lâmiî Çelebi, sultandan herhangi bir mevkî ve makam istemiyerek,
ömrünü faydalı eserler yazmaya ve tercüme etmeye hasretti. 1512 senesinde dört
bin akçelik bir vakıf kurdu. 1531’de Bursa’da vefât edince, dedesi Nakkaş Ali
Paşa’nın yaptırdığı mescidin avlusuna defnedildi. Günümüzde sâdece baş taşı
kalan mezarında, girift sülüsle; “El-merhûm Şeyh Lâmiî bin Osman” yazısı vardır.
Lâmiî Çelebi, büyük âlim Molla Câmî
hazretlerinin Şevâhid-ün-nübüvve ve Nefehât-ül-üns
adlı eserlerini tercüme ettiği için Câmî-i Rûm lakabıyla şöhret
buldu. Nefehât’ı tercüme ettikten sonra, Anadolu
evliyâsının hayatlarını da ekleyerek eserlerini genişletti. Şevâhid-ün-nübüvve’ye kendi araştırmasına
dayanarak elde ettiği bilgileri ilâve etti ve esere te’lifî bir hava verdi.
Lâmiî Çelebi; manzum, nazımla nesir
karışık ve mensur mâhiyette otuza yakın eser yazmış ve tercüme etmiştir.
Eserlerinde cümleler kısa, sâde ve canlıdır. Nesir eserlerinde zamanın âdetine
uyup, arada bir şiir de söylemiştir. Tercüme ettiği eserlerde manzum olanları
yine manzum olarak, hattâ bâzı kere aynı vezinle Türkçe’ye çevirmiş ve bunda çok
başarılı olmuştur. Bu bakımdan, Lâmiî, Türk edebiyatının nesir ve tercüme
alanlarında ilk sırayı alan güzîde üstadıdır. Büyük bir kısmı tasavvuf ile
ilgili olan eserlerinden bâzıları şunlardır:
1-
Şeref-ül-insân:
İnsanın niçin yaratılmışların en üstünü olduğunu, delillerle anlatan bir
eserdir. Eserin kaynağı Arabça bir eser olmasına rağmen, Lâmiî Çelebi, kendi
kültürüyle genişleterek te’lîf hüviyeti kazandırmıştır. 2- Îbretnümâ: Eserin birinci bölümünde nesirle
yazılmış evliyâ menkîbeleri yer almaktadır. İkinci bölümünde ise, doğuda bilinen
Hind, Çin, Arap ve İran hikâyeleri değişik biçimde anlatılmıştır. 3- Dîvân:
Dîvân’ında 3 tevhîd, bir mirâciyye, iki na’t, bir Eshâb-ı kiram hakkında
medhiye, birinci Selîm ve Kânûnî’ye yazılmış yirmi sekiz kasîde, üç terci-i
bend, şehzâdeler hakkında üç mersiye, beş tezkiye, altmış beş murabba, yüz otuz
beş gazel, on altı târih ve lugatlar yer almaktadır. 4- Risale-i
tasavvuf, 5- Münâzarât-ı Behâr-üş-Şitâ, 6- Şerh-i Dîbâce-i
Gülistan, 7- Münşeât-ı mekâtip, 8- Hall-i muammâ-i
Mir Hüseyin, 9- Risâle-i Aruz, 10- Menâkıb-ı Üveys-i
Karnî, 11- Risâle-i Usûl minel Fünûn, 12- Mevlid-ir Resul,
13- Maktel-i İmâm Hüseyin, 14- Kıssa-i evlâd-ı
Câbir, 15- Lugat-ı Manzume, 16- Risâle-i
Bal, 17- Şehrengiz-i Bursa: Bursa’yı ve şairliğin
özelliğini anlatan bir eserdir. 18- Vâmık ü
Azrâ, 19- Risâle-i fâl, 20- Selâmân ü
Ebsâl, eserlerinin büyük bir kısmının, İstanbul kütüphânelerinde
yazma nüshaları bulunmaktadır.
¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾
1) Şakâyik-ı Nu’mâniyye Tercümesi (Mecdî
Efendi) sh. 431
2) Sehi Beğ Tezkiyesi; sh.
50
3) Tekiret-üş-şu’arâ; cild-2, sh.
830
4) Latîfî Tezkiresi; sh.
293
5) Sicilli Osmânî cild-4, sh.
86
6) Kâmûs-ül-alâm; cild-5, sh.
3973
7) Rehber Ansiklopedisi; cild-11, sh.
35
8) İslâm Âlimleri Ansiklopedisi; cild-4, sh.
177
9) Büyük Türk Klasikleri; cild-3, sh. 247,
cild-4, sh. 141
10) Resimli Türk
Edebiyatı (N. Sâmi Banarlı); cild-1, sh. 601



Yorumlar
Yorum Gönder