KARAMÂNÎ MEHMED PAŞA
KARAMÂNÎ MEHMED PAŞA
(ö. 886/1481)
Osmanlı vezîriâzamı ve tarihçisi.Fâtih Sultan Mehmed Han’ın son
vezîriâzamı, ilim ve devlet adamı. Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin neslinden olup,
babasının adı Arif Çelebi’dir, Aslen Konyalı olduğu için, Karamânî nisbet
edildi. Doğum târihi kesin olarak belli değildir. Küçük yaşta ilim öğrenmeye
başlayan Mehmed Paşa, Konya’da Cemâleddîn-i Aksarâyî’nin torunu Musannifek’den
aklî ve manevî ilimleri tahsil etti.
Karamânî Mehmed Paşa genç yaşta
İstanbul’a geldi. Sadrâzam Mahmûd Paşa-i Velî ile tanıştı ve onun yaptırdığı
medresede tahsil gördü. Vefâ Konevî’nin sohbetlerinde bulundu. Medrese tahsilini
iyi derece ile tamamlayıp me’zûn olduktan sonra aynı medresede müderrisliğe
başladı. Bir müddet sonra Mahmûd Paşa’nın müşaviri ve yardımcısı olarak
hizmetlerde bulundu. Daha sonra Mahmûd Paşa’nın tavsiyesi üzerine vezirlik
payesi ile nişancı oldu. Bu makamda uzun müddet kaldığı için, Nişancı lakabıyla
tanındı. Bu sırada Fâtih Sultan Mehmed Han’ın dikkatini çekerek teveccühünü
kazanan Mehmed Paşa devlet me’mûriyetlerinin düzenlenmesi ve devlet idaresine
âit temel kânunların tertîbi hususunda pâdişâhın müşaviri oldu. Yeni
kanunnâmelerin düzenlenmesinde çalıştı.
1478 senesinde pâdişâh, sadrâzam
Gedik Ahmed Paşa’yı vazîfeden alıp, onun yerine Karamânî Mehmed Paşa’yı tâyin
etti. Vefât edinceye kadar bu vazifede kaldı. Karamânî Mehmed Paşa’nın Uzun
Hasan’a yazdığı üslûb ve muhtevasından dolayı beğenilen siyâsî mektuplar, bu
makamdaki şöhretini arttırdı. Anadolu seferine çıkan Fâtih Sultan Mehmed Han,
Gebze’de vefât ettiğinde, nâşını saklayıp vefâtını askerden gizledi. 4 Mayıs
1481’de Tahtakale’de isyân eden yeniçeriler tarafından, Cem taraftarı olduğu
iddiasıyla öldürüldü. Kumkapı’da yaptırdığı Nişancı Câmii bahçesine defnedildi.
Mehmed Paşa, âlim ve değerli bir
vezir idi. Çok iyi Arabça bilirdi. Aynı zamanda tarihçi idi. Osmanlı târihine ve
Fâtih devrine âit Arabça risaleler yazdı. Fâtih Sultan Mehmed Han zamanında
hazırlanmış olan Kânûnnâme-i Âl-i Osman bunun sadâretinde kaleme
alındı. Şâir ve ediplere çok alâka gösterirdi. Kendisi de şâir idi. Şiirlerinde
Nişancı mahlasını kullanan Mehmed Paşa, Türkçe şiirlerinde sâde ve külfetsiz bir
üslûba yer verirdi.
Şâhâ ne tuhfe
göndereyin hâk-i pâyüneBenüm gibi fakîrün elinden duâ
gelür
beyti, buna açık bir örnek teşkil
eder. Kabûlî ve Hamîdî gibi devrin bâzı şâirleri Mehmed Paşa adına samîmi
kasîdeler yazdılar.
Karamânî Mehmed Paşa’nın manzum
şiirleri ile iki cildlik Osmanlı târihi vardır. Arabça olarak kaleme aldığı
târihî eserinin birinci cildi, “Risale fî Tevârih-i Selâtini âl-i Osmaniye”
olup, Osman Gâzi’den Fâtih Sultan Mehmed Han’ın cülûsuna (1451) kadar olan
devirlere aittir. İkinci cild ise, “Risale fî Târih Sultan Muhammed bin Murâd Han
minel-Osman” olup, 1451’den 1480’e kadar olan devre yer verir.
¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾
1) Tezkire-i Halvetiyye (Es’ad Efendi
Kütüphânesi; No: 1372)
2) Sehi Tezkiresi; sh.
60
3) Şakâyık-ı Nu’mâniye tercümesi; sh.
285
4) Latifî Tezkiresi; sh.
334
5) Rehber Ansiklopedisi; cild-9, sh.
263
6) Hadîkat-ül-vüzerâ; sh.
14
Fâtih Sultan Mehmed Han’ın son
vezîriâzamı, ilim ve devlet adamı. Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin neslinden olup,
babasının adı Arif Çelebi’dir, Aslen Konyalı olduğu için, Karamânî nisbet
edildi. Doğum târihi kesin olarak belli değildir. Küçük yaşta ilim öğrenmeye
başlayan Mehmed Paşa, Konya’da Cemâleddîn-i Aksarâyî’nin torunu Musannifek’den
aklî ve manevî ilimleri tahsil etti.
Karamânî Mehmed Paşa genç yaşta
İstanbul’a geldi. Sadrâzam Mahmûd Paşa-i Velî ile tanıştı ve onun yaptırdığı
medresede tahsil gördü. Vefâ Konevî’nin sohbetlerinde bulundu. Medrese tahsilini
iyi derece ile tamamlayıp me’zûn olduktan sonra aynı medresede müderrisliğe
başladı. Bir müddet sonra Mahmûd Paşa’nın müşaviri ve yardımcısı olarak
hizmetlerde bulundu. Daha sonra Mahmûd Paşa’nın tavsiyesi üzerine vezirlik
payesi ile nişancı oldu. Bu makamda uzun müddet kaldığı için, Nişancı lakabıyla
tanındı. Bu sırada Fâtih Sultan Mehmed Han’ın dikkatini çekerek teveccühünü
kazanan Mehmed Paşa devlet me’mûriyetlerinin düzenlenmesi ve devlet idaresine
âit temel kânunların tertîbi hususunda pâdişâhın müşaviri oldu. Yeni
kanunnâmelerin düzenlenmesinde çalıştı.
1478 senesinde pâdişâh, sadrâzam
Gedik Ahmed Paşa’yı vazîfeden alıp, onun yerine Karamânî Mehmed Paşa’yı tâyin
etti. Vefât edinceye kadar bu vazifede kaldı. Karamânî Mehmed Paşa’nın Uzun
Hasan’a yazdığı üslûb ve muhtevasından dolayı beğenilen siyâsî mektuplar, bu
makamdaki şöhretini arttırdı. Anadolu seferine çıkan Fâtih Sultan Mehmed Han,
Gebze’de vefât ettiğinde, nâşını saklayıp vefâtını askerden gizledi. 4 Mayıs
1481’de Tahtakale’de isyân eden yeniçeriler tarafından, Cem taraftarı olduğu
iddiasıyla öldürüldü. Kumkapı’da yaptırdığı Nişancı Câmii bahçesine defnedildi.
Mehmed Paşa, âlim ve değerli bir
vezir idi. Çok iyi Arabça bilirdi. Aynı zamanda tarihçi idi. Osmanlı târihine ve
Fâtih devrine âit Arabça risaleler yazdı. Fâtih Sultan Mehmed Han zamanında
hazırlanmış olan Kânûnnâme-i Âl-i Osman bunun sadâretinde kaleme
alındı. Şâir ve ediplere çok alâka gösterirdi. Kendisi de şâir idi. Şiirlerinde
Nişancı mahlasını kullanan Mehmed Paşa, Türkçe şiirlerinde sâde ve külfetsiz bir
üslûba yer verirdi.
beyti, buna açık bir örnek teşkil
eder. Kabûlî ve Hamîdî gibi devrin bâzı şâirleri Mehmed Paşa adına samîmi
kasîdeler yazdılar.
Karamânî Mehmed Paşa’nın manzum
şiirleri ile iki cildlik Osmanlı târihi vardır. Arabça olarak kaleme aldığı
târihî eserinin birinci cildi, “Risale fî Tevârih-i Selâtini âl-i Osmaniye”
olup, Osman Gâzi’den Fâtih Sultan Mehmed Han’ın cülûsuna (1451) kadar olan
devirlere aittir. İkinci cild ise, “Risale fî Târih Sultan Muhammed bin Murâd Han
minel-Osman” olup, 1451’den 1480’e kadar olan devre yer verir.
¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾
1) Tezkire-i Halvetiyye (Es’ad Efendi
Kütüphânesi; No: 1372)
2) Sehi Tezkiresi; sh.
60
3) Şakâyık-ı Nu’mâniye tercümesi; sh.
285
4) Latifî Tezkiresi; sh.
334
5) Rehber Ansiklopedisi; cild-9, sh.
263
6) Hadîkat-ül-vüzerâ; sh.
14
Yorumlar
Yorum Gönder