İMÂM-I BÎRGÎVÎ’NÎN VASİYYETİ

İMÂM-I BÎRGÎVÎ’NÎN VASİYYETİ

İmâm-ı Birgivî’nin Vasiyyetnâme adlı eserinden bir bölüm:

“Kardeşlerime, evlâdıma ve âhiret yolcularına vasiyyetimdir ki, Allahü teâlânın emrettiği şeyleri yapınız. Oruçlarınızı tutunuz. Üzerinize farz oluyorsa hac yapınız. Her müslümanın öğrenmesi farz-ı ayn olan ilmihâl bilgilerini öğreniniz. Âlimlerin sohbetine devam ediniz. Güvenilir ve sağlam âlimlerin fetvasıyla amel ediniz. Herkesin fetvasıyla amel etmemelidir. Tegannî dinlememelidir. Allahü teâlânın ismi anıldığı zaman Teâlâ ve tebareke veya Azze ve celle, Sübhânallah, Cellecelûlüh diyerek tazim ediniz. Resûlullah’ın ve diğer peygamberlerin isimleri anıldığı zaman salevât getirmelidir. Yazarken de bunları açık yazmalıdır. Diğer âlimler ve meşâyıh anıldığı zaman rahmetullahi aleyh demelidir. Hocasına da hürmet göstermelidir. Yol göstermek hâriç, hocanın önünden yürümemelidir. Ondan önce söze başlamamalı ve yanında çok konuşmamalıdır. Hizmetini severek yapmalıdır. Her yerde hocanın rızâsını gözetmelidir, îtirâz etmemeli, dövse veya bağırsa nasihat bilmeli, incinmemelidir. Hocasının yakınlarına da hürmet göstermelidir. Akrabayı ziyaret etmeli, sıla-i rahmi (akraba ziyaretini) terk etmemelidir. Anne ve babanın da haklarını gözetmeli, onlara karşı yüksek sesle konuşmamalı ve kızgın bakmamalı, günah olmayan emirlerini yapmalıdır. Dövmesine ve bağırmasına sabretmelidir. Karşılık vermemelidir. Komşuların haklarını da gözetmeli, kokulu bir yemek pişirince, bir mikdârını komşulara vermelidir. Mümkün olduğu kadar komşuların ihtiyâcını görmeli ve zarara uğrarlarsa yardım etmeli ve iyilik gelirse sevinmelidir. Diğer din kardeşlerini de sevmelidir. Kusurlarını mümkün mertebe affetmelidir. Müdâhene etmemeli, dünyalık ele geçirmek için dîni vermemeli, gerekirse müdârâ etmeli, dîni ve dünyâyı korumak için dünyalık vermelidir. Müdârâ zararı gidermek için olur. Çok gülmekten, faydasız konuşmaktan sakınmalıdır. Alış-verişte dînin emirlerine uymalı ve cemâate devam etmelidir. Bid’atlerden sakınmalı, misvak kullanmaya devam etmeli. Duâya, Allahü teâlâya hamd ve sena ile ve Resulüne salât ve selâm ile başlamalıdır. Duâ ederken bütün mü’minlere duâ etmeli, anneyi, babayı ve iyilik gördüğü kimseleri de duâlarında anmalıdır. Yalvararak ve gizli duâ etmelidir. Yalnız iken Allahü teâlâya yalvararak duâ etmeli, acizliğini ve günahlarını düşünerek ağlamalıdır. Allahü teâlâdan; istikâmet, af, afiyet, rızâ ve muvaffakiyetini istemelidir. Îmânın gitmesinden korkup, dâima hüsn-i hatime (son nefeste îmân ile gitmeyi) istemeli, İslâm nimetine her zaman şükretmelidir. Çoluk-çocuğuna ilmihâlini (lâzım olan din bilgilerini) öğretip, İslâmiyet’e uymayan şeylerden korumalı ve sakındırmalıdır. Çocukları yedi yaşına girdiklerinde namaz kılmazlarsa döverek kıldırmalıdır. Dâima istiğfar etmelidir.”

¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾

 1) Şakâyık-ı nu’mâniyye zeyli (Atâi); sh. 179

 2) Ikd-ül-manzûm; cild-2, sh. 276

 3) Vasiyyetnâme-i Birgivî (İstanbul-Târihsiz)

 4) Kâmûs’ül-a’lâm; cild-3, sh. 1284

 5) Osmanlı Müellifleri; cild-1, sh. 255

 6) Tam İlmihâl Seâdet-i Ebediyye; sh. 991

 7) Eshâb-ı Kiram; sh. 317

 8) İslâm Âlimleri Ansiklopedisi; cild-13, sh. 321

 9) Rehber Ansiklopedisi; cild-2, sh. 374

10) Türk Klâsikleri; cild-4. sh. 185

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ABDULLAH B. MES’ÛD

ABDULLAH B. AMR B. AS

ABDULLAH b. ÖMER b. HATTAB

ABDULLAH b. REVÂHA

ABDULLAH b. HÂRİS el-HÂŞİMÎ