HACI PAŞA
(ö. 827/1424 [?])
Anadolu’nun İbn Sînâ’sı diye anılan hekim, kelâm âlimi ve müfessir.Hacı Paşa’nın mezarı – Birgi/İzmirHacı Paşa’nın et-Teʿâlîm fî ʿilmi’ṭ-ṭıb adlı eserinin ilk sayfası (Süleymaniye Ktp., Turhan Vâlide Sultan, nr. 258/1)Yıldırım Bâyezîd Han devrinde
yetişen fıkıh ve tıb âlimi. İsmi, Hıdır bin Ali bin Hattâb olup, Hacı Paşa diye
meşhurdur. Lakabı Celâlüddîn’dir. Aslen Aydınlı olan Hacı Paşa, Konya’da doğdu.
Anadolu’da ilim öğrendikten sonra, Mısır’a gitti ve büyük âlim Ekmelüddîn
Bâbertî’den yüksek din bilgilerini öğrenerek Hanefî mezhebi fıkıh âlimi oldu.
Mübarek Şâh Mantıkî’den de aklî ilimleri tahsîl etti. Aklî ve naklî ilimlerde
tahsilini tamamlayıp, faydalı eserler yazdı.
Bir ara ağır hastalığa yakalanması,
tıb tahsîline yönelmesine yol açtı ve kısa zamanda, devrinin en meşhur doktoru
oldu. Kâhire’nin büyük hastahânesine baş tabib tâyin edildi. İlâçlar ve
hastalıklar üzerine ihtisasını ilerlettikten sonra memleketine döndü.
Aydınoğulları beylerinden Îsâ Bey’in teveccühüne mazhâr oldu. Îsâ Bey için Şifâ-ül-eskâm ve
devâ-ül-âlâm adlı eserini, Türkçe olarak da Teshil
adlı muhtasar bir tıb kitabı yazdı. Tîmûr Han’ın tabibleriyle görüştü. Yapılan
ilmî münazarada, ilminin üstünlüğünü, tebâbetteki ehliyeti ve dirayetini kabul
ve tasdik, ettiler. Seyyid Şerîf Cürcânî hazretleriyle görüşüp sohbette bulundu
ve iltifatlarına mazhâr oldu. Yerleştiği Birgi kazasında 1413 veya 1417
senesinde vefât etti. Hıdırlık kabristanı yakınlarına defnedildi.
Hacı Paşa’nın Kitâbü’s-Saʿâde ve’l-iḳbâl adlı eserinin ilk sayfası (TSMK, III. Ahmed, nr. 2050)
Hacı Paşa’nın 1380 senesinde
tamamladığı Şifâ-ül-eskâm ve devâ-ül-âlâm adlı eserinin genel
plânı, İbn-i Sînâ’nın Kânun’una benzemektedir. Dört bölümden meydana
gelen eserin birinci bölümünde genel bilgiler, ikinci bölümünde yiyecek ve
içecekler, üçüncü bölümde hastalıkların sebebleri, dördüncü bölümde genel
hastalıklar yer almaktadır. Hacı Paşa kitâbın girişinde, eseri yazarken
karşılaştığı güçlükleri, hocalarından yaptığı tahsili, hastahâne tecrübelerini
ve okuduğu tıb kitablarını bildirmektedir. Ayrıca bir çok gözlemlere de yer
vermiştir. Hacı Paşa daha sonra bu eserini kısaltıp, Türkçe olarak Teshîl-üt-Tıb isimli kitabı yazmıştır. Bunlar
arasındaki fark, Arabça’sının ilmî olması, Türkçe’sinin ise halka hitâb edip,
pratik olmasıdır. Hacı Paşa’nın Müntehâb-üş-şifâ adında diğer bir eseri daha
vardır. Bu da Şifâ’nın başka bir kısaltmasıdır ve Aydınoğlu Îsâ
Bey’e İthaf edilmiştir.
Hacı Paşa’nın Şifâʾü’l-esḳām ve devâʾü’l-âlâm adlı eserinin müellif hattı nüshasının ilk ve son sayfaları (TSMK, III. Ahmed, nr. 2070)
Hacı Paşa, ömrü boyunca, Allahü
teâlânın dînini öğrenmek, insanlara doğru yolu öğretmek için uğraştı. Öğrendiği
tıb bilgilerini, Allahü teâlânın kullarını tedavide kullandı, insanların hem
rûh, hem de bedence sağlam; dünyâ ve âhirette huzurlu olmaları için çalıştı. Bir
çok talebe yetiştirdi. Bahsedilen eserlerden başka, Kutbüddîn Râzî’nin Şerh-i
Metâli-ül-envâr adlı eserine bir haşiyesi, İmâm-ı Beydâvî
hazretlerinin Tavâlî adlı eserine de bir şerhi vardır.
Hacı Paşa’nın Mecmaʿu’l-envâr fî cemîʿi’l-esrâr adlı tefsirinin I. cildinin ilk sayfası (Süleymaniye Ktp., Cârullah Efendi, nr. 94)
Hacı Paşa’nın Şerḥu Ṭavâliʿi’l-envâr fî ʿilmi’l-kelâm adlı eserinin ilk ve son sayfaları (Süleymaniye Ktp., Fâtih, nr. 3053)
¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾
1) Osmanlı Müellifleri; cild-3, sh.
209
2) Şakâyık-ı Nu’mâniye Tercümesi; sh.
74
3) Kâmûs-ül-a’lâm; cild-3, sh.
1906
4) İslâm Âlimleri Ansiklopedisi; cild-12. sh.
45
5) Keşf-üz-zünûn; sh. 1048, 1116,
1716
6) Osmanlı Türklerinde İlim; sh.
21
Yıldırım Bâyezîd Han devrinde
yetişen fıkıh ve tıb âlimi. İsmi, Hıdır bin Ali bin Hattâb olup, Hacı Paşa diye
meşhurdur. Lakabı Celâlüddîn’dir. Aslen Aydınlı olan Hacı Paşa, Konya’da doğdu.
Anadolu’da ilim öğrendikten sonra, Mısır’a gitti ve büyük âlim Ekmelüddîn
Bâbertî’den yüksek din bilgilerini öğrenerek Hanefî mezhebi fıkıh âlimi oldu.
Mübarek Şâh Mantıkî’den de aklî ilimleri tahsîl etti. Aklî ve naklî ilimlerde
tahsilini tamamlayıp, faydalı eserler yazdı.
Bir ara ağır hastalığa yakalanması,
tıb tahsîline yönelmesine yol açtı ve kısa zamanda, devrinin en meşhur doktoru
oldu. Kâhire’nin büyük hastahânesine baş tabib tâyin edildi. İlâçlar ve
hastalıklar üzerine ihtisasını ilerlettikten sonra memleketine döndü.
Aydınoğulları beylerinden Îsâ Bey’in teveccühüne mazhâr oldu. Îsâ Bey için Şifâ-ül-eskâm ve
devâ-ül-âlâm adlı eserini, Türkçe olarak da Teshil
adlı muhtasar bir tıb kitabı yazdı. Tîmûr Han’ın tabibleriyle görüştü. Yapılan
ilmî münazarada, ilminin üstünlüğünü, tebâbetteki ehliyeti ve dirayetini kabul
ve tasdik, ettiler. Seyyid Şerîf Cürcânî hazretleriyle görüşüp sohbette bulundu
ve iltifatlarına mazhâr oldu. Yerleştiği Birgi kazasında 1413 veya 1417
senesinde vefât etti. Hıdırlık kabristanı yakınlarına defnedildi.
Hacı Paşa’nın 1380 senesinde
tamamladığı Şifâ-ül-eskâm ve devâ-ül-âlâm adlı eserinin genel
plânı, İbn-i Sînâ’nın Kânun’una benzemektedir. Dört bölümden meydana
gelen eserin birinci bölümünde genel bilgiler, ikinci bölümünde yiyecek ve
içecekler, üçüncü bölümde hastalıkların sebebleri, dördüncü bölümde genel
hastalıklar yer almaktadır. Hacı Paşa kitâbın girişinde, eseri yazarken
karşılaştığı güçlükleri, hocalarından yaptığı tahsili, hastahâne tecrübelerini
ve okuduğu tıb kitablarını bildirmektedir. Ayrıca bir çok gözlemlere de yer
vermiştir. Hacı Paşa daha sonra bu eserini kısaltıp, Türkçe olarak Teshîl-üt-Tıb isimli kitabı yazmıştır. Bunlar
arasındaki fark, Arabça’sının ilmî olması, Türkçe’sinin ise halka hitâb edip,
pratik olmasıdır. Hacı Paşa’nın Müntehâb-üş-şifâ adında diğer bir eseri daha
vardır. Bu da Şifâ’nın başka bir kısaltmasıdır ve Aydınoğlu Îsâ
Bey’e İthaf edilmiştir.
Hacı Paşa, ömrü boyunca, Allahü
teâlânın dînini öğrenmek, insanlara doğru yolu öğretmek için uğraştı. Öğrendiği
tıb bilgilerini, Allahü teâlânın kullarını tedavide kullandı, insanların hem
rûh, hem de bedence sağlam; dünyâ ve âhirette huzurlu olmaları için çalıştı. Bir
çok talebe yetiştirdi. Bahsedilen eserlerden başka, Kutbüddîn Râzî’nin Şerh-i
Metâli-ül-envâr adlı eserine bir haşiyesi, İmâm-ı Beydâvî
hazretlerinin Tavâlî adlı eserine de bir şerhi vardır.
¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾
1) Osmanlı Müellifleri; cild-3, sh.
209
2) Şakâyık-ı Nu’mâniye Tercümesi; sh.
74
3) Kâmûs-ül-a’lâm; cild-3, sh.
1906
4) İslâm Âlimleri Ansiklopedisi; cild-12. sh.
45
5) Keşf-üz-zünûn; sh. 1048, 1116,
1716
6) Osmanlı Türklerinde İlim; sh.
21






Yorumlar
Yorum Gönder