EYÂLET (Beylerbeyilik)
EYÂLET (Beylerbeyilik)
Osmanlı merkez teşkilâtının dışında,
taşrada bulunan bölgelere verilen idarî ad. Osmanlılarda temel idâri birim sancaktır. Sancakların birleşmesinden eyâlet
(vilâyet) vaya beylerbeyilik denilen büyük idarî birimler
meydana gelmektedir. 1590 târihine kadar, teşkîlât tâbiri olarak beylerbeyilik
kelimesi kullanılmış, bu târihten itibaren eyâlet tâbiri kullanılmaya
başlamıştır.
Osmanlı hâkimiyeti altında bulunan
topraklardan büyük bir kısmı doğrudan doğruya pâdişâhın otoritesi altında idi.
Buralarda tımar denilen bir toprak sistemi uygulanıyordu. Devletin gelirleri,
bir takım görevler karşılığı idarecilere ve sipahilere tahsis edilmekte idi.
Ekserisi Anadolu ve Rumeli’de bulunan bu eyâletlere saliyânesiz yâni yıllıksız denilirdi.
Bunun yanında Osmanlılar Anadolu ve
Rumeli eyâletlerinden daha bağımsız; Mısır, Bağdâd, Yemen, Basra, Lahsa, Habeş
ve Garp ocakları denilen Cezâyir, Tunus, Trablusgarb gibi eyâletlerin
şekillendiği toprakları idâri çatılan altında toplamakta idiler. Bunlara sâliyâneli
yâni yıllıklı eyâletler denilmektedir. Buralarda
Osmanlı beylerbeyi idaresi altında askerî, mâlî ve adlî sahalarda değişik bir
tatbîkât vardı. Bölgenin beylerbeyi yâni vâlisi, eyâletin idâri ve askerî
harcamalarını gerçekleştirdikten sonra sâliyâne yâni yıllık adı altında devlet
merkezine muayyen bir mikdâr göndermekle yükümlü idi.
Bunlara benzer olarak Doğu
Anadolu’nun bâzı bölgelerinde, idaresi kabile beylerine âid irsî sancaklar
vardı. Hükümet denilen bu sancaklarda, bütün gelirler irsî kabîle beylerine âid
bulunuyordu. Buna karşılık bu beyler, belirii bir oranda asker toplamak ve
gerektiğinde devletin emrine göndermek durumunda idi. Bölgenin şehirlerinde
birer kâdı ve yeniçeri garnizonu bulunması diğer eyâletlerle birlikte
taşıdıkları ortak özelliklerdi. Bunlara aynı zamanda yurtluk ve ocaklık idaresi de denirdi, Buna benzer bir
uygulamaya Adana bölgesinde rastlamak mümkündür. 1516’da Osmanlılar,
Ramazanoğulları topraklarını ülkelerine kattıktan sonra, Adana ocaklık olarak
yine Ramazanoğullarına verildi.
Bunlardan başka idâri ünitenin bir
kanadını da, himaye altındaki devlete vergi veren hanlık ve voyvodalıkları
ihtiva eden topraklarteşkil etmekte idi. Eflak, Boğdan voyvodalıkları, Kırım
Hanlığı, Mekke şerifliği bunlar arasında bulunuyordu.
Eyâleti idare eden beylerbeyi,
pâdişâhın otoritesini temsil eden en yüksek yönetici idi. Eyâletin her bir
sancağına devlet merkezinden bir sancak beyi tâyin edilirdi. Paşa
sancağı adı verilen eyâlet merkezine de eyâlet vâlisi gönderilirdi.
Eyâlet vâlileri hem askerî hem de mülkî yöneticilerdi. Beylerbeyi, emri
altındaki görevlilerle birlikte merkezdeki Dîvân-ı hümâyûn’un küçük bir benzeri
olan beylerbeyi dîvânı ile eyâleti yönetmekte idi. Bu divânda bir tımar
defterdârı, bir defter kethüdası, bir hazîne defterdârı bir beylerbeyi kethüdası
bir tezkireci bulunurdu. Gerektiğinde şehrin kâdı ve müftîsi de dîvâna davet
edilirdi. Beylerbeyi dîvânının başlıca meşguliyetlerini tımar mes’eleleri,
sipahiler ile ilgili dâvalar ve reâyanın şikâyetleri teşkil ederdi. Osmanlı
kânunlarının uygulanmasında kendisine büyük yetkiler tanınan paşa sancağının
yöneticisi olarak beylerbeyinin her hangi bir sancak beyinden farkı yoktu.
Sancak beyi de sancağının en büyük yöneticisidir. Beylerbeyi yalnız merkez
sancağının idaresinden mes’ûl olduğu hâlde, seferlerde eyâlet sınırlarındaki
bütün sancak beyleriyle tımarlı sipahileri emrine alarak orduya katılırdı.
İlk devirlerden itibaren Osmanlı
pâdişâhları bir bölgeye iki idareci göndermişlerdi. Bunlardan biri icra
(yürütme) kuvvetini yerine getiren bey (beylerbeyi, sancakbeyi), diğeri de kaza
(yargı) kuvvetini temsil eden kâdıdır. Bey, kâdının hükmü ve karârı olmadan hiç
kimseyi cezalandıramazdı. Osmanlılar eyâlet idaresinde bu kuvvetler ayırımını
âdil bir idarenin esâsı saymışlardır.
Beylerbeyiler görevlerine tâyin
edilirken kendilerine pâdişâh tarafından bölgesini Osmanlı kanunnâmelerine göre
âdil olarak idare etmesi için bir berât verilirdi. Beylerbeyi, bölgesini bu
umûmî Osmanlı kanunnâmelerine göre idare ederdi. Bölgesini ilgilendiren diğer
hususlar için sancak kanunnâmelerinde yazılan konulara riâyet etmesi gerekirdi.
Kâdıyı ilgilendiren konularda kâdı bağımsız olarak, mahkemede karar verirdi.
Sultan birinci Murâd (1360-1389)
devrinde, Balkanlardaki fütûhatın devamı ve elde edilen toprakların idarî
kontrolü için, lala Şahin Paşa Rumeli beylerbeyi tâyin edildi (1362). Birinci
Murâd daha sonra oğlu Bâyezîd’i doğuda yeni fethedilen bölgelerin beylerbeyi
olarak Kütahya’ya gönderdi ki; burası Osmanlıların ikinci beylerbeyliğinin
(Anadolu) nüvesini oluşturdu (1393).
Sultan Yıldırım Bâyezîd, Kâdı
Burhâneddîn’e âid memleketleri eline geçirince, Rûmiye-i sugrâ (Amasya, Tokat,
Sivas) vilâyetini üçüncü bir beylerbeylik olarak teşkil etti (1413). On beşinci
yüzyıl ortalarına kadar devam eden bu üç beylerbeylik, Osmanlı Devleti’nin
temelini teşkil etti.
1468 yılında fethedilen Karaman, bir
beylerbeylik hâline getirildi. Kânûnî Sultan Süleymân Han’ın saltanatı
başlarında; Dulkadriye (Maraş), Haleb, Şam ve Mısır beylerbeylikleri kuruldu.
Yine Kânûnî devrinde yapılan yeni fetihler netîcesinde Asya’da Bağdâd, Van,
Erzurum, Şehrizor; Avrupa’da Budin ve Tameşvar gibi beylerbeylikler teşkil
olundu. Nihayet, on yedinci yüzyıl başlarında, eyâletlerin sayısı 32’ye ulaştı.
Bu düzen içinde pâdişâh hiç masrafa girmeden bir emirle kısa zamanda ordunun en
büyük kısmını meydana getiren eyâlet askerlerini toplayabiliyordu.
On altıncı yüzyılın ikinci yarısına
kadar kapıkulu ocakları ile (yeniçeriler ve diğerleri) birlikte devletin
ordusunun en önemli kısmını eyâlet askerleri teşkil etmekte idi.
1528 tarihli arşiv belgelerine göre,
27 bin kapıkulu askerine karşılık eyâlet askeri olarak tımarlı sipâhî ordusu 90
bini bulmaktadır. 1610 târihlerinde kapıkulu ocakları 90 bin, tımarlı sipâhî
ordusu ise 115 bin olarak hesaplanmaktadır. Bu târihte zâten tımarlı sipâhî
ordusu önemini kaybetmeye başlamıştır.
Kânûnî Sultan Süleymân devrinde,
Pargalı İbrâhim Paşa’nın sadrâzamlığı zamanında Osmanlı Devleti’nin her
tarafındaki idarî bölgelerini yâni eyâlet ve liva (sancak) larını bunların
idarecilerini ve ne kadar hasları olduğunu gösteren listeler bugün Topkapı
Sarayı Müzesi Arşivi’nde muhafaza edilmektedir. On altı ve on yedinci yüzyıla
âid eyâlet teşkilâtına mahsûs bilgileri, Başbakanlık Osmanlı Arşivi’ndeki sancak
tevcîhât, rüûs ve tahvîl defterlerinde bulmak mümkündür.
On altıncı yüzyıla âid tapu-tahrir
defterlerinde de; sancak, kaza, nahiye, köy, derecesine kadar eyâlet teşkilâtına
âid gayet kıymetli bilgiler verilmektedir.
Aynî Ali Efendi, 1609 târihinde
yazdığı risalesinde ve Koçi Bey, on yedinci yüzyılın ilk yarısında hazırladığı
meşhur risalesinde eyâletlerin idare ve teşkîlâtını şöyle anlatmışlardır:
Rumeli
Beylerbeyliği:
Beylerbeylik merkezi Sofya ve Manastır. Sancaklar: Köstendil, Mora, İşkodra,
Tırhala, Yanya, Ohri, Dukakin, Silistre, Niğbolu, Vidin, Avlonya, Elbasan,
Delvine, Üsküp, Selanik, Vize, Kırkkilise (Kırklareli), Çirmen, Alacahisar,
Prizren, Vuçitrin, Bender, Akkerman. Beylerbeylik hassı: 1.100.000 akçe.
Sancakbeylerinin hasları: 200.000 ilâ 500.000 akçe. Zeamet mikdârı: 914. Tımar
mikdârı: 8.360 akçe. Eyâletin yıllık hâsılı: 56. 857.000 akçe. Sipâhî ve cebeli
yekünü: 30.300.
Bosna
Beylerbeyliği:
Beylerbeylik merkezi Saraybosna. Sancaklar: Hersek, Klis, İzvornik, Pojega
(Pozega), Racna, Kerka, Rahviçe. Beylerbeylik hassı: 650.000 akçe. Sancak
beylerinin hasları: 170.000 ilâ 640.000 akçe. Zeamet ve tımar mikdârı: 389.
Eyâletin yıllık hâsılı: 12.200.000 akçe. Sipâhî ve cebeli yekünü:
3.000.
Tamışvar
(Temeşvar) Beylerbeyliği: Beylerbeylik merkezi Temeşvar.
Sancakları: Lipve (Lipova), Gyula (Göle), Morava, Yanova, Çanad. Beylerbeyilik
hassı: 806.795 akçe. Sancakbeylerinin hasları: 190.000 ilâ 300.000 akçe.
Eyâletin yıllık hâsılı: 8.507.336. Sipâhî ve cebeli yekünü:
2.000.
Budin
Beylerbeyliği:
Beylerbeylik merkezi Budin. Sancakları: Kanije, Peçuy (Pecs), Ustuni Belgrad,
Estergon (Esztergon), Vesprem, Hatvan, Serem, Şimontorina (Simontornya), Seksar,
Eğri, Ösek (Ösiyek), Seçen, Mohaç, Kaban, Solnuk (Szolnuk), Fülek (Filek),
Sgotvar, Novigrad, Semendre, Beylerbeylik hassı: 880.000 akçe. Sancakbeyleri
hasları: 210.000 ifâ 740.000 akçe. Sipâhî ve cebeli yekünü:
2.722.
Kıbrıs
Beylerbeyliği:
Beylerbeylik merkezi Lefkoşe. Sancakları: İçel, Tarsus, Alâiye, Sis, Girne, Baf,
Magosa (son üç sancak sâliyâneli idi). Beylerbeylik hassı: 600.000 akçe.
Sancakbeyleri hasları: 200.000 ilâ 240.000 akçe. Zeamet mikdârı 38. Tımar
mikdârı: 1.627. Sipâhî ve cebeli yekünü: 2.238 (Aynî Ali risalesinde 4.500).
Cezâyir-i
bahr-i sefîd eyâleti: Bu eyâlet Kapdânpaşalığa bağlıdır.
Sancakları: Gelibolu, Ağrıboz, İnebahtı, Karlıeli, Midilli, Sığacık. Biga,
Kocaeli, Rodos Mizistre, Sakız, Nakşe (Naksos), Mehdiye (son üç sancak
sâliyâneli idi). Kapdânpaşa’nın hassı: 885.000. Sancak beylerinin hasları:
210.000 ilâ 440.000 akçe. Zeamet mikdârı: 126. Tımar mikdârı: 1.492. Sipâhî ve
cebeli yekünü: 4.500 (sancak beyleri birer-ikişer gemi ile donanma hizmetinde
olup, bu askerlerde deniz seferlerine katılırlardı).
Anadolu
Beylerbeyliği:
Beylerbeylik merkezi Kütahya. Sancakları: Saruhan (Manisa), Aydın, Hüdâvendigâr
(Bursa), Kastamonu, Menteşe, Bolu, Ankara, Karahisarısâhib (Afyonkarahisar),
Teke-ili, Çankırı, Hamid-ili, Sultanönü, Karesi (Balıkesir). Beylerbeylik hassı:
1.000.000 akçe. Sancak beylerinin hasları: 200.000 ilâ 600.000 akçe. Zeamet
mikdârı: 195. Tımar mikdârı: 7.166. Sipâhî ve cebeli yekünü: 17.000. Eyâletin
yıllık hâsılı: 33.832.000 akçe.
Karaman
Beylerbeyliği:
Beylerbeylik merkezi Konya. Sancakları: Niğde, Beyşehir, Kırşehir, Kayseri,
Akşehir, Aksaray. Beylerbeylik hassı: 665.000 akçe. Sancakbeylerinin hasları:
190.000 ilâ 350.000 akçe. Zeamet mikdârı: 116. Tımar mikdârı: 1504. Sipâhî ve
cebeli yekünü: 4600. Eyâletin yıllık hâsılı: 8.005.500 akçe.
Dulkadır
Beylerbeyliği:
Beylerbeylik merkezi Maraş. Sancakları: Malatya, Ayıntab (Anteb), Samsad
(Sümeysad), Kars (Dulkadir Kars’ı). Beylerbeylik hassı: 628.450 akçe.
Sancakbeylerinin hasları: 300.000 ilâ 500.000 akçe. Zeamet mikdârı: 29. Tımar
mikdârı: 2. 140. Sipahi ve cebeli yekûnu: 2. 582 (Aynî Ali risalesinde 5.500).
Eyâlet-i Rum (Rûmiye-i
sugrâ) Beylerbeyliği: Beylerbeylik merkezi Sivas.
Sancakları: Amasya, Bozok, Divrik, Canik (Samsun), Çorum, Arabkir. Beylerbeylik
hassı: 900.000 akçe. Sancakbeylerinin hasları: 200.000 ilâ 350.000 akçe. Zeamet
mikdârı: 29. Tımar mikdârı: 3021. Sipâhî ve cebeli yekünü: 3.100 (Aynî Ali
risalesinde 9.000).
Erzurum
Beylerbeyliği:
Beylerbeylik merkezi Erzurum. Sancakları: Şarkî Karahisar (Şebinkarahisar),
Kiği, Hımış, Pasin-i ülyâ, İspir, Malazgirt, Tekman, Kuzucan, Tortum, Mıcıngert,
Mamervan. Beylerbeylik hassı: 1.214.000 akçe. Sancakbeylerinin hasları: 100.000
ilâ 320.000 akçe. Zeamet mikdârı: 120. Tımar mikdârı: 5.159. Sipâhî ve cebeli
yekünü: 3.055 (Aynî Ali risalesinde 7.800).
Kars
Beylerbeyliği:
Beylerbeylik merkezi Kars. Sancakları: Rancivan, Zaroşat (Arpaçay), Keçivan,
Kağızman, (Şuregil ile beraber). Beylerbeylik hassı: 820.000 akçe.
Sancakbeylerinin hasları: 200.000 ilâ 400.000 akçe. Sipâhî ve cebeli yekünü:
1.206.
Çıldır
Beylerbeyliği:
Beylerbeylik merkezi Çıldır. Sancakları: Oltu, Hartuş, Ardanuç, Ardahan, Bezrek,
Haçrek, Postho, Mahcil, Acara, Pumpek, Pertekrek, Levane, Nısfı tevane, Şavşat
(son dört sancak yurtluk ve ocaklıktır). Beylerbeylik hassı: 925.000 akçe.
Sancakbeylerinin hasları: 200.000 ilâ 600.000 akçe. Zeamet mikdârı: 97. Tımar
mikdârı: 559. Sipâhî ve cebeli yekünü: 1.380 (Aynî Ali risalesinde 1.800).
Trabzon
Beylerbeyliği:
Merkezi Trabzon. Sancakları: Batum. Haslarının mikdârı: 500.000 akçe. Zeamet
mikdârı: 56. Tımar mikdârı: 498. Sipâhî ve cebeli yekünü:
1.750.
Diyarbekir
Beylerbeyliği:
Beylerbeylik merkezi Diyarbekir. Sancakları: Harput, Ergani, Siverek, Nusaybin,
Hasankeyf (Hısn-ı keyfa), Siirt, Meyyâfârikîn, Akçakale. Sincar, Habur,
Çemişgezek, Eğil, Genç, Pertek, Çapakçur, Çermik, Haküt, Cezîre (bu sancakların
sekiz tanesi kürt beylerine yurtluk ve ocaklık verilmişti). Beylerbeylik hassı:
120.000 akçe. Sancakbeylerinin hasları: 100.000 ilâ 500.000 akçe. Zeamet
mikdârı: 42. Tımar mikdârı: 688. Sipâhî ve cebeli yekünü: 2.992 (birer zâim
hükmünde olan kürt beylerinin askeri ile birlikte eyâletin süvarisi 9.000 kişiyi
bulurdu).
Urfa
Beylerbeyliği:
Beylerbeylik merkezi Urfa. Sancakları: Çamaş (Cemase), Habur, Deyri Ruhbe, Benî
Rebia, Suruç, Ane. Beylerbeylik hassı: 680.000 akçe. Sancakbeylerinin
hasları: 100.000
ilâ 280.000 akçe. Zeamet mikdârı 37. Tımar mikdârı 616. Sipahi ve cebeli yekûnu
1.600.
Van
Beylerbeyliği:
Beylerbeylik merkezi Van. Sancakları: Adi-kutür, Kale-i Bâyezîd, Berda, Ovacık.
Beylerbeylik hassı: 1.032.000 akçe. Sancakbeylerinin hasları: 200.000 ilâ
450.000 akçe. Zeamet mikdârı: 199. Tımar mikdârı: 916. Sipâhî ve cebeli yekünü:
1.380.
Musul
Beylerbeyliği:
Beylerbeylik merkezi Musul. Sancakları: Bacvanlı. Tekrit, Eski Musul, Horn ve
Bane. Beylerbeylik hassı: 680.000 akçe. Sancakbeylerinin hasları: 200.000 ilâ
280.000 akçe. Zeamet ve tımarı: 274. Sipâhî ve cebeli yekünü: Koçi Bey, zuama ve
erbâb-ı tımarı 274 kılıç demekde, Aynî Ali ise bunu tımar ve zeamet sayısı
olarak göstermektedir. Aynî Ali’nin ifâdesi esas alınırsa, sipâhî ve cebelinin
üç-dört yüz civarında olması iktizâ eder.
Haleb
Beylerbeyliği:
Beylerbeylik merkezi Haleb. Sancakları: Adana, Ekrad-ı Kilis, Birecik, Maarra,
Aziz Balisi, Mümbiç, Türkman Haleb, Azaz. Beylerbeylik hassı: 817.000 akçe.
Sancakbeylerinin hasları: 200.000 ilâ 500.000 akçe. Zeamet mikdârı: 104. Tımar
mikdârı 799. Sipâhî ve cebeli yekünü: 2.500.
Şam
Beylerbeyliği:
Beylerbeylik merkezi Şam. Sancakları: Kudüs-ü şerîf, Gazze, Safed, Sayda maa
Beyrut, Nablus, Acelûn (Aclun), Lecun, Buka, Akkâ, Tedmür, Kerek maa Şüveyk.
Beylerbeylik hassı: 1.000.000 akçe. Sancakbeylerinin hasları: 200.000 ilâ
360.000 akçe. Zeamet mikdârı: 128. Tımar mikdârı: 868. Sipâhî ve cebeli yekünü
2.600 (Koçi Bey 846 süvârî göstermektedir).
Trablusşam
Beylerbeyliği:
Beylerbeylik merkezi Trablusşam. Sancakları: Hama, Humus, Selîmiye, Cebeliye.
Beylerbeylik hassı: 800.000 akçe. Sancakbeylerinin hasları: 210.000 ilâ 390.000
akçe. Zeamet mikdârı: 63. Tımar mikdârı: 571. Sipâhî ve cebeli yekünü: 1.263.
Bu vilâyetlerden başka Kırım’da
Kefe, Rumeli’de Özi beylerbeyliklerinde de tımar ve zeamet arazisi vardı. Ancak
birincinin saha bakımından pek küçük olması, diğerinin de yeni teşkil edilmiş
bulunması bakımından her iki risalede de tafsilât mevcut değildir. Ayrıca Bağdâd
beylerbeyliğinin on sekiz sancağının yedisinde tımar ve zeâmetden bahseden Koçi
Bey bu sancakların hangileri olduğunu ayırd etmediği gibi, sipâhî mikdârına dâir
de bir şey söylememiştir. Aynî Ali’nin meskût geçmesine mukabil Şehrezûr
beylerbeyliğine bağlı sancakları sayan Koçi bey, bu vilâyet hakkında başka bir
şey kaydetmemiştir. Esasen Şehrezûr beylerbeyliği arazisinin durumu ve Koçi
Bey’in tımar ve zeametinden bahsetmeyişi gözönüne alınırsa, burada yurtluk ve
ocaklık topraklarının ekseriyeti teşkil etmesi muhtemeldir. Bütün bu sayılan
vilâyetler dışında kalan beylerbeylikler sâliyâne olduğu cihetle tımar
sisteminin de dışında kalmaktadır. Osmanlı devletinin en geniş olduğu dönemlerde
eyâletler ve merkezleri şunlardır:
Anadolu (Ankara ve Kütahya), Rumeli
(Edirne sonra Sofya ve Manastır), Rum (Amasya ve Sivas), Bosna (Saraybosna),
Karaman (Konya), Dulkadir (Ma’raş), Şam (Dımaşk), Mısır (Kahire), Trablusşam
(Tripoli), Yemen (Zabîd, San’a), Cezâir-i Bahr-i Sefîd (Gelibolu), Cezâir-Garb
(Cezâyir), Lahsâ (Katîf), Trablusgarb (Tripoli-Libya), Habeş (Suakin ve Cidde),
Kıbrıs (Lefkoşe), Trabzon, Kefe, Halep, Kars, Bağdâd, Van, Tunus, Basra Budin,
Temeşvar, Çıldır, Erzurum, Şehrizar, Diyarbekir, Musul.
Osmanlılarda eyâlet vâlileri ve
sancakbeyleri, bölgelerinde kanunnâmelerde belirtildiği şekilde, geniş
selâhiyetlere sâhib idiler. Savaş sırasında eyâlet askerleri ile sefere
giderler, sulh zamanlarında bölgenin düzen içinde idaresini gerçekleştirirlerdi.
On altıncı yüzyılda Anadolu’da
şehzâdelerin devlet idaresini öğrenmeleri, halkla temas etmeleri ve memleketi
tanımaları için şehzâde sancakları vardı. Manisa, Kütahya, Konya, Kastamonu,
Amasya, Trabzon, Antalya şehirleri şehzâde sancağı idi.
Eyâletlerde temel değişiklik tımar
sisteminin bozulmasıyla başladı. 1826’dan sonra eyâletler, geniş askerî ve mâlî
yetkileri bulunan müşirlerin idâresine verilerek, müşîriyet
olarak düzenlendi. Tanzîmât’tan sonra eyâletlerin mâlî işleri
yalnızca mütesellimlerin selâhiyetine verildi. Daha sonra eyâletlerin idaresinde
önemli değişiklikler yapıldı, eyâlet meclisleri kuruldu ve eyâletlerin sınırları
küçültüldü. 1867’de eyâlet teşkilâtı kaldırılarak yerine vilâyet teşkilâtı
kuruldu.
¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾
1) Tableau general de l’empire Ottoman;
cild-7, sh. 277
2) Osmanlı Târihi; cild-4. kısım-2, sh.
247
3) Tâc-üt-tevârîh; cild-1, sh.
69
4) Tevârîh-i Âl-i Osman (Oruç Bey); sh. 20,
92
5) Kânûnnâme-i Âl-i Osman; (TOEM Zeyli 1330);
sh. 13
6) Kânûn-ı Mîr-i Mîrân (Millî Tetebbûlar
Mecmûası, İstanbul-1331); cild-1, sh. 527
7) Amasya Târihi (H. Hüsâmeddîn,
İstanbul-1927); cild-3, sh. 157
8) The Government of the Otlaman Empire in the
time of Suleiman the Magnificent (H. H. lybyer, Camridge-1913); sh.
255
9) Risâle-i Koçi Bey (İstanbul-1939); sh.
99
10) Aynî Ali
Efendi; sh. 61, 81
11) Târih-i Lütfî;
cild-5. sh. 107
12) Mufassal
Osmanlı Târihi; cild-3, sh. 1528
13) Osmanlı Târih
Deyimleri; cild-1, sh. 517
14) Rehber
Ansiklopedisi cild-5, sh. 251
15) Topkapı Sarayı
Müzesi Arşivi, No: D. 8303, D. 10057
16) The Ottoman
Empire, The Classıcal Age 1300-1600.(Halil inalcık); sh. 104
Yorumlar
Yorum Gönder