EDHEM İBRÂHİM PAŞA
(1818-1893)
Osmanlı sadrazamı.“Üç yüz on üç harbi” diye bilinen
1897 Osmanlı-Yunan harbinde başkumandanlık yapan Osmanlı müşîri, paşası.
Gümrük me’murlarından Mustafa Ferhad
Efendi’nin oğludur. 1844’de İstanbul’da doğdu. 1863’de harbiyeyi, Mülâzım-ı sânî
(teğmen) rütbesiyle bitirdi. Rumeli’deki çeşitli birliklerde vazife yaptı.
Doksanüç harbi diye meşhur olan 1877-78 Osmanlı-Rus harbine kaymakam (yarbay)
rütbesiyle katıldı. Bu harbde pek çok kahramanlıkları görüldü. Rus kuvvetlerinin
kuşatmasını yararak Plevne’ye yardım ulaştırmayı başardı. Bu sırada yaralandı.
Miralaylığa (albay) terfî ettirildi. Bu savaş esnasında Orhâniye kumandanı iken
mîrlivâ yâni tümgeneral oldu. Grivicea mevkii kumandanlığı vazifesini üzerine
aldı. Bir müddet sonra da ferikliğe yükseltildi. Bu târihten sonra muhtelif
askeri hizmetlerde bulundu. Kosova vâliliğine getirildi. 1895’de müşir (mareşal)
oldu. 1896’da önce Alasonya, daha sonra bütün Yunan hududu kumandanı oldu.
1897’de yapılan Yunan harbinde Osmanlı ordusunu başkumandan olarak idare etti ve
parlak zaferler kazandı.
Türk ve müslüman düşmanlığını millî
ideâl hâline getiren Rusların teşvik ve desteğiyle Osmanlı Devleti’ne karşı
harekete geçen Rum ve Yunanlılar, zaman zaman sınır tecâvüzünde bulunuyorlardı.
Osmanlı birlikleri bu tecâvüzlere şiddetle karşılık veriyordu. Hâdiselerin
giderek yaygınlaşması üzerine, 18 Nisan 1897’de Yunanistan’a harb îlân edildi.
Edhem Paşa’nın kumandasında bulunan Teselya tarafındaki yedi fırka ile Laros ve
Preveze taraflarındaki otuz beş taburluk iki fırkadan meydana gelen Osmanlı
ordusu, düşman taarruzlarına karşılık verdi. İlk zamanlar Yunanlılar hudut
ihlâlleri ile hududu geçmişlerse de kısa sürede durduruldular. Hücuma geçen
Osmanlı birlikleri Yunanlıları yenilgiye uğrattılar. Duruma hâkim olan Edhem
Paşa idaresindeki Osmanlı ordusu, çeşitli kollardan ilerleyerek bir çok yerleri
ele geçirdi. Savaşın insiyatifi tamamen Osmanlı ordusuna geçti. Meydan
muhârebesinden çok çete savaşına alışkın olan Yunan kuvvetleri perişan vaziyette
geri çekildiler. 23 Nisan’da Ethem Paşa idaresindeki Osmanlı ordusu tekrar
hücuma geçti ve çeşitli cephelerde ilerledi. Tam bir bozgun hâlinde geri çekilen
Yunanlılar, Çatalca’ya (Pharsala) kadar çekildiler. Böylece Yenişehir (Larissa)
ve Tırnova Türklerin eline geçti. Bu arada meydana gelen Milonia meydan savaşı
Osmanlı ordusunun zaferiyle bitti. Edhem Paşa, düşman kuvvetlerinin Tırhala’da
toplandığını haber alarak, 26 Nisan günü birinci fırkayı hemen o tarafa doğru
yola çıkardı. Fakat Osmanlı kuvvetleri Tırhala’ya vardıklarında şehri
boşaltılmış hâlde buldular. Yunan ordusunun perişan bir hâlde müthiş bir yeis ve
korku içinde geri çekilmesi sivil halkta hayâl kırıklığı uyandırdı. 28 Nisan’da
halk, Atina ve Pire’de gösterilerde bulundu. Yunanistan’da hükümet değişikliği
oldu ve Osmanlı ordusuna karşı tekrar harb îlân edildi. 5 Mayıs günü Osmanlı
ordusu tekrar taarruza geçti. Topçu kuvvetleri desteğindeki Osmanlı ordusu,
düşmanın kesintisiz top ateşine rağmen Çatalca’da kurulan düşman savunma hattı
istikâmetinde ilerledi. Bir gün bir gece devam eden meydan muhârebesinde pek
şiddetli çarpışmalar oldu. Yunan prensi Konstantin, yirmi beş bin kişilik
ordusuyla ağır bir yenilgiye uğradı. Bozgun hâlinde Dömeke’ye çekildi ve Çatalca
Türklerin eline geçti. Yunanlılar, bütün kuvvetlerini son bir savunma noktası
olarak seçtikleri Dömeke’ye topladılar. Yunanistan’ın bu yenilgisi karşısında
büyük devletler Osmanlı hükümetine başvurarak barış yapılmasını istediler.
Sultan İkinci Abdülhamîd Han barış teklifine, yaklaşan Kurban bayramından sonra
cevap vereceğini bildirdi. Bu sırada strateji gereği geri çekilen Osmanlı
ordusu, Epir cephesinde Yunanlıların tekrar hücum etmeleri üzerine karşılık
verdi. Osmanlı ordusu iki meydan savaşında Yunanlıları üst üste yenerek perîşân
etti. 13 Mayıs günü bir Yunan tümeninin Garibova’daki Osmanlı birliklerine
baskın şeklinde bir taarruzda bulunmasıyla savaş yeniden başladı. Sultan İkinci
Abdülhamîd Han mütârekeden vazgeçip Edhem Paşa’ya Dömeke’ye hücum emrini verdi.
Edhem Paşa emrindeki birinci, ikinci, üçüncü, altıncı fırkalar, ihtiyat fırkası,
süvari ve topçu kuvvetleriyle ilerledi.
İbrâhim Edhem Paşa’nın Mihrimah Sultan Külliyesi içindeki türbesi – Üsküdar/İstanbul
Gayet güzel ve kusursuz bir harb
plânına göre emrindeki birlikleri 16 Mayıs günü harekete geçiren Edhem Paşa,
müstahkem yerlere yerleşmiş olan düşman askerlerini mevzilerinden söküp attı.
Müthiş bir yenilgiye uğrayan Yunan kuvvetleri savaşı bırakarak dağınık bir
şekilde kaçmaya başladı. Edhem Paşa, Prens Konstantin’i tâkib etti. Yunanlılar
top, tüfek, cephane, her türlü ağırlık ve erzağı bırakarak kaçtılar. Bu durum
karşısında halk dehşet içinde kalmış, hükümet ise ne yapacağını şaşırmıştı.
Rusya’ya başvuran Yunanlılar, barış için arabuluculuk etmesini istediler. Rus
çarı ikinci Nikola, sultan İkinci Abdülhamîd Han’a telgrafta başvurarak barış
yapılmasını istedi. Sultan İkinci Abdülhamîd Han, 20 Mayıs’ta Edhem Paşa’ya
mütâreke (ateşkes) için emir gönderdi. Böylece büyük kahramanlık destanları
yazılan son Osmanlı-Yunan harbi zaferle bitti. Böylece Avrupalı askeri
otoritelerin, Türk ordusunun altı ayda geçemez dediği Termopil geçidini Osmanlı
ordusu yirmi dört saatte geçmiş ve Yunan ordusunu imha etmiştir.
Harbten sonra gâzilik ünvânı
verilerek Askeri Teftiş Komisyonu Başkanlığına getirilen Edhem Paşa, 1903’de
Arnavutluk’ta çıkan karışıklıkları bastırdı. 1908’de İkinci Meşrûtiyet’in
ilânından sonra Âyân Meclisi üyeliğine getirildi. 31 Mart Vak’ası sırasında
Tevfik Paşa kabinesinde harbiye nâzırı olarak vazife aldı. Hareket Ordusu’nun
İstanbul’a girip duruma hâkim olmasından sonra sağlığı bozulduğu için siyâsî
hayattan çekilerek Kâhire’ye gitti. Mısır’da bulunduğu sırada 1909 yılında vefât
etti. Cenazesi İstanbul’a getirilerek Eyüb Sultan’da defnedildi.
¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾
1) 1897 Osmanlı Yunan Harbi; sh.
77
2) Îzahlı Osmanlı Târihi Kronolojisi; cild-4,
sh. 338
3) Târih Mecmuası; cild-5,
sh.3531
4) Osmanlı Târihi (E. Ziya Karal) cild-8, sh.
116
5) Osmanlı Devleti’nin Kazandığı Son Harp
Türk-Yunan Savaşı 1897 (1313) (Midhat Sertoğlu Türk Dünyâsı Târih Dergisi);
sayı-10 sh. 29
“Üç yüz on üç harbi” diye bilinen
1897 Osmanlı-Yunan harbinde başkumandanlık yapan Osmanlı müşîri, paşası.
Gümrük me’murlarından Mustafa Ferhad
Efendi’nin oğludur. 1844’de İstanbul’da doğdu. 1863’de harbiyeyi, Mülâzım-ı sânî
(teğmen) rütbesiyle bitirdi. Rumeli’deki çeşitli birliklerde vazife yaptı.
Doksanüç harbi diye meşhur olan 1877-78 Osmanlı-Rus harbine kaymakam (yarbay)
rütbesiyle katıldı. Bu harbde pek çok kahramanlıkları görüldü. Rus kuvvetlerinin
kuşatmasını yararak Plevne’ye yardım ulaştırmayı başardı. Bu sırada yaralandı.
Miralaylığa (albay) terfî ettirildi. Bu savaş esnasında Orhâniye kumandanı iken
mîrlivâ yâni tümgeneral oldu. Grivicea mevkii kumandanlığı vazifesini üzerine
aldı. Bir müddet sonra da ferikliğe yükseltildi. Bu târihten sonra muhtelif
askeri hizmetlerde bulundu. Kosova vâliliğine getirildi. 1895’de müşir (mareşal)
oldu. 1896’da önce Alasonya, daha sonra bütün Yunan hududu kumandanı oldu.
1897’de yapılan Yunan harbinde Osmanlı ordusunu başkumandan olarak idare etti ve
parlak zaferler kazandı.
Türk ve müslüman düşmanlığını millî
ideâl hâline getiren Rusların teşvik ve desteğiyle Osmanlı Devleti’ne karşı
harekete geçen Rum ve Yunanlılar, zaman zaman sınır tecâvüzünde bulunuyorlardı.
Osmanlı birlikleri bu tecâvüzlere şiddetle karşılık veriyordu. Hâdiselerin
giderek yaygınlaşması üzerine, 18 Nisan 1897’de Yunanistan’a harb îlân edildi.
Edhem Paşa’nın kumandasında bulunan Teselya tarafındaki yedi fırka ile Laros ve
Preveze taraflarındaki otuz beş taburluk iki fırkadan meydana gelen Osmanlı
ordusu, düşman taarruzlarına karşılık verdi. İlk zamanlar Yunanlılar hudut
ihlâlleri ile hududu geçmişlerse de kısa sürede durduruldular. Hücuma geçen
Osmanlı birlikleri Yunanlıları yenilgiye uğrattılar. Duruma hâkim olan Edhem
Paşa idaresindeki Osmanlı ordusu, çeşitli kollardan ilerleyerek bir çok yerleri
ele geçirdi. Savaşın insiyatifi tamamen Osmanlı ordusuna geçti. Meydan
muhârebesinden çok çete savaşına alışkın olan Yunan kuvvetleri perişan vaziyette
geri çekildiler. 23 Nisan’da Ethem Paşa idaresindeki Osmanlı ordusu tekrar
hücuma geçti ve çeşitli cephelerde ilerledi. Tam bir bozgun hâlinde geri çekilen
Yunanlılar, Çatalca’ya (Pharsala) kadar çekildiler. Böylece Yenişehir (Larissa)
ve Tırnova Türklerin eline geçti. Bu arada meydana gelen Milonia meydan savaşı
Osmanlı ordusunun zaferiyle bitti. Edhem Paşa, düşman kuvvetlerinin Tırhala’da
toplandığını haber alarak, 26 Nisan günü birinci fırkayı hemen o tarafa doğru
yola çıkardı. Fakat Osmanlı kuvvetleri Tırhala’ya vardıklarında şehri
boşaltılmış hâlde buldular. Yunan ordusunun perişan bir hâlde müthiş bir yeis ve
korku içinde geri çekilmesi sivil halkta hayâl kırıklığı uyandırdı. 28 Nisan’da
halk, Atina ve Pire’de gösterilerde bulundu. Yunanistan’da hükümet değişikliği
oldu ve Osmanlı ordusuna karşı tekrar harb îlân edildi. 5 Mayıs günü Osmanlı
ordusu tekrar taarruza geçti. Topçu kuvvetleri desteğindeki Osmanlı ordusu,
düşmanın kesintisiz top ateşine rağmen Çatalca’da kurulan düşman savunma hattı
istikâmetinde ilerledi. Bir gün bir gece devam eden meydan muhârebesinde pek
şiddetli çarpışmalar oldu. Yunan prensi Konstantin, yirmi beş bin kişilik
ordusuyla ağır bir yenilgiye uğradı. Bozgun hâlinde Dömeke’ye çekildi ve Çatalca
Türklerin eline geçti. Yunanlılar, bütün kuvvetlerini son bir savunma noktası
olarak seçtikleri Dömeke’ye topladılar. Yunanistan’ın bu yenilgisi karşısında
büyük devletler Osmanlı hükümetine başvurarak barış yapılmasını istediler.
Sultan İkinci Abdülhamîd Han barış teklifine, yaklaşan Kurban bayramından sonra
cevap vereceğini bildirdi. Bu sırada strateji gereği geri çekilen Osmanlı
ordusu, Epir cephesinde Yunanlıların tekrar hücum etmeleri üzerine karşılık
verdi. Osmanlı ordusu iki meydan savaşında Yunanlıları üst üste yenerek perîşân
etti. 13 Mayıs günü bir Yunan tümeninin Garibova’daki Osmanlı birliklerine
baskın şeklinde bir taarruzda bulunmasıyla savaş yeniden başladı. Sultan İkinci
Abdülhamîd Han mütârekeden vazgeçip Edhem Paşa’ya Dömeke’ye hücum emrini verdi.
Edhem Paşa emrindeki birinci, ikinci, üçüncü, altıncı fırkalar, ihtiyat fırkası,
süvari ve topçu kuvvetleriyle ilerledi.
Gayet güzel ve kusursuz bir harb
plânına göre emrindeki birlikleri 16 Mayıs günü harekete geçiren Edhem Paşa,
müstahkem yerlere yerleşmiş olan düşman askerlerini mevzilerinden söküp attı.
Müthiş bir yenilgiye uğrayan Yunan kuvvetleri savaşı bırakarak dağınık bir
şekilde kaçmaya başladı. Edhem Paşa, Prens Konstantin’i tâkib etti. Yunanlılar
top, tüfek, cephane, her türlü ağırlık ve erzağı bırakarak kaçtılar. Bu durum
karşısında halk dehşet içinde kalmış, hükümet ise ne yapacağını şaşırmıştı.
Rusya’ya başvuran Yunanlılar, barış için arabuluculuk etmesini istediler. Rus
çarı ikinci Nikola, sultan İkinci Abdülhamîd Han’a telgrafta başvurarak barış
yapılmasını istedi. Sultan İkinci Abdülhamîd Han, 20 Mayıs’ta Edhem Paşa’ya
mütâreke (ateşkes) için emir gönderdi. Böylece büyük kahramanlık destanları
yazılan son Osmanlı-Yunan harbi zaferle bitti. Böylece Avrupalı askeri
otoritelerin, Türk ordusunun altı ayda geçemez dediği Termopil geçidini Osmanlı
ordusu yirmi dört saatte geçmiş ve Yunan ordusunu imha etmiştir.
Harbten sonra gâzilik ünvânı
verilerek Askeri Teftiş Komisyonu Başkanlığına getirilen Edhem Paşa, 1903’de
Arnavutluk’ta çıkan karışıklıkları bastırdı. 1908’de İkinci Meşrûtiyet’in
ilânından sonra Âyân Meclisi üyeliğine getirildi. 31 Mart Vak’ası sırasında
Tevfik Paşa kabinesinde harbiye nâzırı olarak vazife aldı. Hareket Ordusu’nun
İstanbul’a girip duruma hâkim olmasından sonra sağlığı bozulduğu için siyâsî
hayattan çekilerek Kâhire’ye gitti. Mısır’da bulunduğu sırada 1909 yılında vefât
etti. Cenazesi İstanbul’a getirilerek Eyüb Sultan’da defnedildi.
¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾
1) 1897 Osmanlı Yunan Harbi; sh.
77
2) Îzahlı Osmanlı Târihi Kronolojisi; cild-4,
sh. 338
3) Târih Mecmuası; cild-5,
sh.3531
4) Osmanlı Târihi (E. Ziya Karal) cild-8, sh.
116
5) Osmanlı Devleti’nin Kazandığı Son Harp
Türk-Yunan Savaşı 1897 (1313) (Midhat Sertoğlu Türk Dünyâsı Târih Dergisi);
sayı-10 sh. 29


Yorumlar
Yorum Gönder