BALTACI MEHMED PAŞA
BALTACI MEHMED PAŞA
(ö. 1124/1712)
III. Ahmed devri sadrazamlarından.
Sultan üçüncü Ahmed Han devri
Osmanlı sadrâzamlarından. Kastamonu sancağının Osmancık kasabasında doğdu. Doğum
târihi kesin olarak bilinmemekle beraber, vefât ettiğinde 50 yaşını geçtiğine
göre, 1658-1660 seneleri arasında doğduğu muhtemeldir. Gençlik yılları hakkında
kaynaklarda fazla bir bilgi yoktur. Kendi yazdığı bâzı mektuplardan, Akdeniz
sahillerinde pek çok memleketi gezdiği anlaşılmaktadır. Bu seyahatlerinin
sonunda İstanbul’a gelerek, sarayda yazıcılık hizmetine girdi. Yüzünün güzelliği
ve güzel ezan okuması sebebiyle bir müddet sonra Güzelce Müezzin lakabıyla
anılır oldu. Hizmetleri esnasında gösterdiği dikkat, gayret ve titizliğin
yanısıra güleç yüzü, ağırbaşlılığı ve yumuşak huyluluğu ile kendisini herkese
sevdirdi.
Mehmed Paşa, o zamanlar şehzâde olan
üçüncü Ahmed Han ile yakınlık kurdu ve bu sayede baltacılar ocağına alındı. 1695
senesinde ikinci Mustafa Han’ın tahta çıkmasıyla dârüsseâde ağalığına getirilen
Habeşî Ali Ağa tarafından ikinci yazıcılığa tâyin edildi. Ayrıca bu zâtın imâmet
hizmetlerini de gördü. Pâdişâh ikinci Mustafa Han’ın da sevgi ve iltifatlarını
kazandı. Onun Osmanlı hânedânı mensuplarına ve sultanlara olan bu yakınlığını
çekemeyenlerin aleyhinde faaliyetleri neticesinde, mümkün mertebe saray dışı
hizmetlerde kullanılmaya başlandı. Dokuz sene kadar muhtelif vazifelerde bulundu
ve Osmanlı topraklarının hemen hemen büyük kısmını gezdi. 1703’de üçüncü Ahmed
Han’ın tahta çıkması ile mîr-âhûrluğa (imrâhor) tâyin edildi. Bir süre sonra
Trablus ve Halep taraflarına tahsildar olarak gönderilerek, tekrar saraydan
uzaklaştırıldı. 6 Eylül 1704’de Mehmed Paşa’ya vezirlik rütbesi verilerek,
kapudanlık vazifesi tevcih edildi. Aynı sene içinde Kalaylıkoz Ahmed Paşa’nın
yerine sadârete getirildi. On sekiz ay bu görevde kaldı. Hakkında çıkarılan bâzı
dedikodular sebebiyle 1706 senesinde azledilerek, önce Erzurum’a, ardından Halep
vâliliğine tâyin edildi. Dört sene kadar bu vazifelerde kaldıktan sonra, lüzum
üzerine İstanbul’a çağrılarak 18 Ağustos 1710’da ikinci defa sadârete getirildi.
Baltacı Mehmed Paşa, ikinci defa
sadrâzam olduğu zaman, Osmanlı Devleti’ni meşgûl eden belli başlı iki mes’ele
vardı. Bunlardan biri, Osmanlı hükümetine sığınan İsveç kralı on ikinci Karl’in
memleketine gönderilmesi, diğeri de, Rusların sulh andlaşmasını bozarak Osmanlı
topraklarına saldırmaları idi. Toplanan fevkalâde bir mecliste Rusya’ya harb
açılması kararlaştırıldı. Sadrâzam Baltacı Mehmed Paşa, 9 Nisan 1711 günü
Osmanlı ordusunun başında Prut seferine çıktı. Rus ordusunun başlarında
imparatorları birinci Petro (Deli Petro) ve karısı Katerina vardı. Rus ordusunu
Prut şehri yakınlarında bir bataklıkta sıkıştırarak kuşattı ve ilk hücumlarla
hayli yıprattı. Bu arada Kırım hanı Devlet Girayda Rus ordusunun geri ile
alâkasını keserek, Osmanlı ordusuna büyük hizmet etti. Ancak bu sırada Osmanlı
ordusunun geri saflarında bulunan bâzı yeniçeriler fitne çıkararak firar etmiş,
bir kısmı da savaşa karşı isteksizlik göstermişti. Baltacı Mehmed Paşa, buna
rağmen Rus ordusunu imha için hucûm emri verdiği sırada, Çar tarafından murahhas
tâyin edilen yahûdi asıllı baron Peter Şafirov, Osmanlı tarafına geçti. Her
türlü şartı kabul ederek sulh isteğinde bulunması üzerine, Baltacı Mehmed Paşa
yanındaki devlet ricali ile yaptığı istişare sonunda, yeniçerilerin durumunu da
gözönüne alarak, andlaşma imzaladı.
Bu andlaşma ile Ruslar aleyhine ağır
şartlar getirildi. Azak kalesinin Osmanlılara lâdesi ile Özi boyundaki iki Rus
kalesinin yıkılması ve Lehistan’ın Rus nüfuzundan kurtulması dikte
ettirilmiştir.
Prut muahedesi akdedilirken, Deli
Petro’nun karısı Katerina’nın, Baltacı Mehmed Paşa’nın çadırına gelip, yalvarıp
yakardığı, mücevherlerini takdim ettiği ve nihayet Paşa’nın gönlünü yaparak,
sulh için kandırdığı gibi rivayetler hakîkate uygun olmayıp târihî kayıtlardan
çok, romanlarda görülen hayâl mahsûlü yalanlardır. Mehmed Paşa, değil Katerina
ile, Petro’nun şansölyesi baron Şafirov ile bile görüşmemiştir. Sulh esasları,
reîsülküttâb Ömer Efendi ile baron Şafirov arasında tesbit edilmiştir. Devrin
kaynaklarında böyle bir görüşme hakkında hiç bir bilgi
yoktur.
Rus imparatorunun gönderdiği
mücevherlerle paralar rüşvet gibi gösterilirse de, doğru değildir. Kale ve ordu
teslimlerinde, galip kumandanlara böyle hediyeler ve fidyeler gönderilmesi âdet
idi. Baltacı Mehmed Paşa, gönderilen fidyeye el sürmediği, doğuda ve batıda
yayınlanan kaynaklarda yer almıştır.
Baltacı Mehmed Paşa, Prut seferi
dönüşünde Edirne’de iken görevinden azledilerek önce Midilli, daha sonra
Limni’de mecburî ikâmete tâbi tutuldu. 1712 senesinde Limni’de vefât etti. Şeyh
Mehmed Mısrî’nin medfûn bulunduğu kabristana defnedildi. Sadâret makamında,
toplam olarak, iki sene altı ay yirmi sekiz gün kalmıştır.
Târihdeki şöhreti; Osmanlı Devleti
ile Rusya arasında yapılan Prut savaşından ve kabiliyetli bir Anadolu çocuğunun
Osmanlı devlet idaresi sisteminde sadrâzamlığa kadar yükselebileceğinin
numunesi, olarak gösterilmesinden ileri gelen Baltacı Mehmed Paşa, yumuşak
tabiatlı bir devlet adamı idi. Mizaç itibariyle cenk adamı olmayıp, nâzik bir
kalem efendisiydi. Baltacı Mehmed Paşa, bâzı kaynaklarda zikredildiği gibi
zengin değil, yokluk içinde vefât etmiştir.
¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾
1) Osmanlı Târihi Kronolojisi; cild-4. sh.
4
2) Rehber Ansiklopedisi; cild-2, sh.
232
3) Büyük Türkiye Târihi; cild-6, sh.
273
4) Prut Seferi (Fevzi Kurdoğlu,
Ankara-1938)
5) XII. Karl ve Osmanlı İmparatorluğu (A.N.
Kural, Ankara-1942)
6) Târihi Râşid; cild-3. sh. 3 v.d.
7) Zeyl-i Hadikat-ül-vüzerâ (Dilâverzâde); sh.
7
8) Gûlşen-i meârif; cild-2, sh. 3 v.d.
9) Sicilli Osmânî; cild-4, sh.
208
10) Baltacı Mehmed
Paşa ve Büyük Petro (A. Refik, İstanbul-1327)
11) Nusretnâme
(Fındıklı Mehmed Ağa, Üniversite Kütüphânesi, Yıldız Kitapları No: 2321
57
12) Osmanlı Târihi
(Uzunçarşılı); cild-4, sh. 280



Yorumlar
Yorum Gönder