ABBÂS HİLMİ-I
ABBÂS HİLMİ-I
(1813-1854)
On dokuzuncu asrın ortalarında Osmanlıların Mısır vâlilerinden. Babası Ahmed Tosun Paşa’dır. Vehhâbîler üzerine sefer yapıp, onların fitne hareketlerine mâni olmak için vazifelendirilen Mehmed Ali Paşa’nın çok sevdiği torunudur. 1813 (H. 1228)’de Cidde’de doğdu. Mısır’da yetişti.
Abbâs Hilmi, amcası İbrâhim Paşa’nın
1848 (H. 1264) senesinde vefâtı üzerine Mısır vâliliğine tâyin edildi. Bu sırada
Osmanlılarda Tanzîmât devri başlatılmış ve Mısır’da da Avrupa’nın te’siri ile
bir takım reformlar yapılmaya başlanmış, Avrupâî tarzda bâzı müesseseler
açılmıştı. Avrupalıların menfaatlerine olan işlere, Abbâs Hilmi karşı çıktı.
Reformlara uyularak açılan bu nev’iden bir takım kuruluşları kapattı. Bu
kuruluşlarda misyoner gibi faaliyet gösteren pek çok Avrupalı danışman ve
eğitimciyi vazifelerinden aldı. Devrin âlimlerinden Tahtâvî’yi 1850 senesinde
Hartum’a gönderip, bir medrese açmasını istedi. Diğer taraftan masrafları
kontrol altına aldığı gibi, vergilerde indirim yaparak halkın İktisadî durumunu
oldukça iyi bir hâle getirdi. Kâhire’de bir harb okulu kurdu.
Abbâs Hilmi, Tanzîmât fermanının
Mısır’da tatbik edilmesine önce razı olmadı. Sonra İstanbul’dan Mısır’a
gönderilen Fuâd Paşa vasıtasıyla ferman Mısır’da da îlân edildi. İngiliz
propagandasına kanan Abbâs Hilmi, dedesi zamanında tâkib edilen Fransız
politikasının zararlı olduğuna kanâat getirerek İngilizlerle anlaşma içine
girdi.
Onun zamanında bir İngiliz
kumpanyası (şirketi), Kahire ile iskenderiye arasında demir yolu inşâatına
başladı ve 1853’de tamamladı. Böylece İngilizler, kısa yoldan Mısır içlerine
ulaşma fırsatını da elde ettiler.
Abbâs Hilmi, dedesi Mehmed Ali
Paşa’ya verilen fermanı değiştirerek, vâliliğe, ailenin en yaşlısının geçmesi
usûlünü kaldırmak ve kendi yerine oğlu İbrâhim Paşa’yı bırakmak istiyordu. Bu
maksadla oğlunu Abdülmecîd Han’a dâmâd yaptı. Fakat vefât etmesi ile bu işi
gerçekleştiremedi. Abbâs Hilmi, Kırım harbinde Osmanlı sultânı Abdülmecîd Han’a
yirmi bin kişilik bir ordu ve bir donanma göndererek yardımda bulundu. Bu
yardımı gönderdiği sıralarda Kâhire’deki köşkünde aniden öldü. Zehirlenerek
öldürüldüğü de rivayet edilmektedir.
¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾
1) Başbakanlık Arşivi (Mısır İrâdeleri, No:
581, 583)
2) Tezâkir (A, Cevdet Paşa, Nşr. Câvid Baysun,
Ankara-1953); Kısım, 1-13, sh. 8, 9, 13, 40, 41
3) Târih (A. Lütfü Efendi, Nşr. Münir Aktepe,
İstanbul-1984); cild-9, sh. 28-31
4) El-A’lâm (Hayreddîn Zirikli, Beyrut);
cild-3, sh. 261
5) Rehber Ansiklopedisi; cild-1, sh.
6

Yorumlar
Yorum Gönder